Gaflet

biryazar tarafından 29/10/2009 tarihinde yazılmıştır · 2 yorum

1 Yazılar

“Bahçesinde çiçek yetiştiren adam, çiçekten bir şey bekler mi? Adam yetiştiren insan da, çiçek yetiştirendeki duygularla hareket etmelidir. Ancak, bu tarzda düşünen ve çalışan adamlardır ki; ülkelerine ve milletine ve bunların geleceğine yararlı olabilir. Ancak kendilerinden sonrakileri düşünebilenler, milletlerini yaşamak ve ilerlemek olanaklarına kavuştururlar. Kendisi gidince ilerleme ve hareket durur sanmak bir gaflettir.

Mustafa Kemal Atatürk”

İnsanoğlu’nun isteyip de üstesinden gelemeyeceği şey yoktur diye düşünüyorum. Yeter ki, onu, hayata armağan etmeyi istesin. Bu durum bile bir isteği yerine getirmek için geçerli sebeplerden sayılabilir. Bir şeyi istemek ve onun için gerekli mücadeleyi vermek, başarının büyük bir bölümünü içinde gizlemektedir. İlkin çetin koşulları düşünme süreci kişiyi zorlasa da, bütün benliğini saran karar mekanizması devreye çoktan girdiyse, sonuca ulaşmak kaçınılmazdır. Bundan sonrası yaşayacağı her şeye rağmen ileriye doğru yürümektir.

Atatürk’ün; “Ordular… İlk hedefiniz Akdenizdir ileri…” emri, bahsetmeye çalıştığım konuyla dolaylı yoldan ilgili olsa da, bu durumu desteklediği bir gerçektir. Ulu Önderimiz, ileriye yönelik attığı adımlar ve aldığı kararlar ile her zaman mucizelere imza atmıştır. Ülkesi için çok çalışıp, sayısız uykusuz geceler geçirmiştir.

Peki, bunca yorgunluk, bunca uykusuzluk, bunca mücadele kim ya da kimler içindi? Mücadele hangi amaçları barındırıyordu? Her şey bir çıkar üzerine kurulu olsaydı eğer, bu işten en çok kimin çıkarı olabilirdi?

Bu soruları daha da çoğaltıp, sorabiliriz kendimize. Çok sayıda kazanılan zaferi, çok sayıda yapılan yeniliği ve bir ülkeyi sıfır noktasından ileri seviyelere taşımayı, bireysel bir çıkar ya da kazanç olarak görmek, hem büyük bir haksızlık, hem de büyük bir saygısızlık olsa gerek diye düşünüyorum.

Bahçesinde çiçek yetiştiren adam nasıl çiçekten bir şey beklemezse, Atatürk’te ülkesi için zaferler kazanırken hiçbir şey beklememiş. Kişisel çıkarlar peşine düşüp, yalnızca kendini düşünme gafletinde bulunmamış. Ülkesine ve kendinden sonra gelecek nesillere güzel bir ülke armağan etmiş.

Düşünüyorum da, ne çok eksiği var bizlerin. Aynaya baktıkça hayıflanıyorum kendimce. Bir yaşamı onurlu bitirebilmek çok zor olmasa gerek. Ya da zor durumda olana el uzatmak, o kadar güç bir iş olmamalı diye düşünmeden edemiyorum.  Bir şeyi beklemeden vermek, kazanılan başarıyı alkışlamak meşakkatli bir halmiş gibi görünüyor günümüzde.

Ne hikmettir ki, televizyonda dürüstlük yapan birini gördüğümüzde şaşırarak izler hale geldik malesef.

Yüzlerce şey soruyorum kendime, ama birçoğu yanıtsız kalıyor beynimde. Böylesi güzel bir ülkede, böylesi güzel tarihi olan ve böylesi güzel zaferler kazanan bir ceddin torunları olarak bizler nasıl bu hale geldik?

Bizler, bahçesinde çiçek yetiştiren adam gibi olamayacak mıyız?

Sevda Saime Esen


12345

{ 2 yorum… bu yorumları oku ve sende bir tane bırak }

1 Erdoğan ŞAHAN 30/10/2009, 16:34

Atatürk bize ellerini verdi,
Büyüyen çocuklarda Atatürk’ün elleri,
Atatürk bize gözlerini verdi,
Gökyüzü bir hazin mavi,
Atatürk öldü öleli.

Cumhuriyet Bayramınız kutlu olsun.

2 UĞUR KIR 31/10/2009, 18:18

hocam bende cumhuriyet bayramınızı kutluyor ve kaleminize sağiık diyorum.
sevgiyle kalın

Yorum Bırakın



Önceki yazı: Sana Gelir Gibiyim

Sonraki yazı: Çocuksun Sen