Sabah dört kırk beşte uyandım. Bazen uykum kaçar, sabahın bir vakti dikiliveririm ayağa. İçimden evde olmak gelmez. Odanın içinde dolanır dururum. Ne müzik dinlerim, ne de kitap okurum. En sevdiğim şeyi yapma isteğiyle çılgına dönerim. Sabahın bu saatinde Ankara’nın boş sokaklarında yürüyüp, gizli saklı düşlerimi paylaşmak isterim.
Yüksekçe bir mevkisine çıkıp, öylece ÅŸehrimi seyrederim. İnsanların uyuduÄŸu bir saatte baÅŸ baÅŸa kalır, konuÅŸurum onunla. Karşımda duruÅŸunu sevgiliye benzetirim. Ne kadar çok vakit geçirirsem, o kadar ÅŸanslı sayarım kendimi…
Kış ne kadar güzel, ne görkemli görünür SeÄŸmenlerden. Sabahın bu saatlerinde daha da bir ortaya çıkar Ankara. Gökyüzü ister istemez yüceleÅŸir gözlerimde. HiçleÅŸirim… Kar, karanlığı aydınlatır, yıldızları kıskandıran parlaklığı ıpıl ıpıl oynaşır toprağın yüzeyinde. Biraz ötede beyaz sultanla kaynaÅŸan çamlar başını göğe kaldırmış, dikilmektedir. Daha ötelerde ise, aydınlatılan Ankara sokakları vardır.
Duygulardan duygulara zıplıyor insan. Henüz gazetelerin dağıtılmadığı, horozların bile uyanmadığı saatlerde hayat uyurken, siz yaşıyorsunuz. Birde kuşlar erkencidir. Bayramdan kalma bir günün sabahına girer gibi, siftah ötüşlere gebe bekliyorsunuz. Hüzünlerin bekleme düğmesine basalı çok olmuştur. Biliyorum sizin böyle soğuk sabahlara ayıracak vaktiniz hiç yoktur.
Ama ben de tutku anlamında yapmıyorum bunu, lakin seviyorum ÅŸehrimi, öylece…
Galatlar da çok sevmiş bu şehri bir zamanlar, dosttan düşmandan kıskanır olmuşlar. Evet bu kavim güzel şehrimi sevmekte ve kıskanmakta nasılda haklı aslında. Kızılırmak boylarından başlayıp; Bolu dağlarına uzanan, kartalların yuva yaptığı görkemli yalçın kayaların dizildiği asil bir şehre sahip olmaktan bahsediyorum ben.
Ne muhteÅŸem ÅŸey baÅŸkentte yaÅŸamak!
Kimi şikayetçi ruhlar için çok soğuk, bekleyenler için sıkıcı, yas tutanlar için hüzünlü gibi görünse de, sevenleri için sonsuzluğu ifade eder Ankara. Zaman uçarak akar. Yeni günler, yeni yollar içinde çok şeyler yaşanır. Yeni bir yıla bambaşka hisler içinde uyanır.
Ankara’da yeni yıla girme duygusu kıpır kıpır eder insanı. Akşamı aydınlatan sokak lambaları, ağaçlara sarmalanan yaldızlı ışıklar, havanın kararmasıyla ısıtır yürekleri. İnsan, yeni yıla gireceğini sokakların hareketliliğinden anlar önce. Sonrası koşturmaca. Aralarda çığlık çığlığa aşk nameleri ulaşır kulağınıza. Bu seslerin aşklarına şahitlik edersiniz bir süre. İçinde aşk olunca şehir de bir başka renge bürünür hemen. Parçalı bulutlu havalar, engin bir coşku getirir ruhuna insanın. Çocukluğuna dönersin. Söylenmesi güç duyguları, yaşamaya başlarsın Ankara’da.
Hava kızarmaya başladı. Bu kızıllık, bu huzur, bu güzellik kanımı donduruyor.
O insansı düşünceleri, düşlerin rüyalarda kalışından bahsedemiyorum bu güzel saatlerde. Erken saatte uyanık olmanın ötesinde huzurun var oluşuna şahitlik etmenin keyfini çıkarıyorum. Sabahın bu saatinde uyku ne kadarda tatlı olur oysa. Ve uyku ne kadar tatlı gelirse gelsin insana, bu görkemli manzaranın karşısında o bile basitleşiyor kendince. Hiç bitmese bu güzellik, saatlerce takılı kalsam…
Şehir yavaş yavaş uyanıyor. Camilerden ezan sesleri yükselmeye başladı işte. Boş sokaklarda çınlayan ezan sesleri ruhuma her defasında pike attırıyor. Tüylerim diken diken istemeden.
Hava nasıl da soğuk, iliklerimi donduruyor adeta. Ama birazdan insanlar uyanacak herkes üzerine kalın giysilerini giyip, sokağa taşacak. Yaşama kurulu hayatlar arasında ruhum, güne merhaba diyen güneşle birlikte ısınmaya başlayacak.
Güneşte iyice belirdi gökyüzünde. Boz bulanık görüntüsü bedenimi henüz ısıtmaya yetmiyor. Bırrrrr epeyce kalmışım dışarıda. Üşüme duyguma engel olamıyorum.
Oooo!…
İşte uyandı şehir, hava iyice aydınlandı. Uzaklardan araba kornası çalınıyor kulağıma. Artık gitmeliyim. Sıcak yatağıma girip, bir iki saat uyumalıyım. Daha sonra güzel şehrimin aydın gününe, cıvıltılı koşuşturmasına karışmalıyım.
Hayat yeniden başlıyor yine.
Günaydın…
Sevda Saime Esen


{ 3 yorum… bu yorumları oku ve sende bir tane bırak }
Nefis bir yazı gördüm karşımda, bir Ankaralı olarak gurur duydum. Ankarada; o kadar insan yaşıyor, ama, birçok insan sizin kadar ince düşünememiştir.
Elinize yüreğinize sağlık.
(Ayrıca çok duygulandığımı yazıyım mı yoksa yazmayayım mı karar verememiştim, ama yazmaya karar verdim.)
Yazınız beni bir yerlere alıp götürdü diyebilirim.
Tebrikler…
içimdeki Ankara özlemi bu yazıyı okuyunca daha derinleşti muhteşem bir başkent ve muhteşem bir yorum daha üstüne söylenecek bir şey kalmamış.
DiÄŸer yazılarınız gibi buda çok güzel olmuÅŸ. Ben Ankara’ da yaÅŸamıyorum, ama çeÅŸitli sebeplerden dolayı defalarca gitmiÅŸimdir, pekte Ankara’ yı sevdiÄŸimde söylenemez. Lakin sizin bu güzel anlatımınazdan sonra Ankara’yı sever oldun..