Acep, acem kılıcı gibi kesmeseydi yüreğimi,
Bu duygu, acılık katmasaydı ruhuma,
Acemilik çekmeseydim her defasında,
Acemice, aceleci olmasaydım,
Hiç acımtırak bir sızı çöker miydi ruhuma?
Açma bu açmazı der durur yüreğim,
Ağırlama, ağız dolusu düşlerimi,
Sus, sus, sus, iÅŸitme hislerimi,
Akşam çökmesin iliklerime yine,
Bir ala karga alay etmesin sözleriyle,
Ahmaklık etmesem kendime,
Aile boyu dökülmesem satırlara,
Aldanmasam tekrar tekrar,
Alıklaşmasam gözleri önünde insanların,
Alıkoymasam içimdekileri, bıraksam öylece,
Alımı bol, çalımı az duygularla kapışmadayım,
Bu aralar ne allı, ne de pullu bakıyor gözlerim,
Alt başlıkta anlatıyorum kendimi,
Onlarca anarşist duyguya kapılıyorum sonra,
Tuhaf bir anlayışsızlık, aristokrat oluveriyor aniden,
Antik çağda yaşar gibiyim,
Ara sıra coşarcasına yabancı kalıyorum dünyaya,
Aritmetiğini hesaplıyorum, zorlanıyorum bazı bazı,
Arpa boyu yola gebe kalıyorum asılsızlıkla,
Elimde beyaz bayrağım, ateşkes imzalıyorum ateş hattında,
Umutlarımı bırakıyorum avuçlarının orta yerine,
Avuntularım ayağına dolanmasın istiyorum,
Bir balyoz iniyor beynimin tam orta yerine,
Alçakça silkeliyor aldanışlarım,
Aldanmadan edemiyorum.
Bunları yazarken bambaşka oluyor içim,
Ruhum, bedenimden ayrılıyor sanki,
Başkaca duygulara baştan başlıyorum,
Bas bayağı kaçamıyorum senden,
Büsbütün barbarlık ediyorum kendime,
Yüz ruhun aynasıdır derdi büyüklerim,
Yüzün akça pakça,
Bakışların güneşin sıcaklığı şimdi şimdi,
Tebessümlerin Dali’nin ellerinden çıkma tual,
Yüreğin dünya dolusu bonbon şekeri,
Bu akşam gene takıldın zihnime,
Uykuların tümü haram saatlerce,
Bomboş bir tarlaya araba sürer gibiyim,
Bir yere gidercesine,
Sana gelir gibiyim.
Sevda Saime Esen