Adamakıllı Yaşayacaksın

biryazar tarafından 22/02/2010 tarihinde yazılmıştır · 3 yorum

2 Åžiir

Sağlam bir yere kapak atmak için uğraşmayacaksın,

Mesela; karşılıksızda olsa seveceksin tek taraflı,

Ahmakça; boş bir kalple ölmeyeceksin,

Gözlerini kapamayacaksın hayata öyle bomboş,

Ateş gibi iyice yandığı zaman yüreğin,

Haydutluk etmeyeceksin kendine,

Hırslarının arkasında durmayacaksın,

Üreteceksin kendince ne geliyorsa elinden,

Yazacaksın,

Çizeceksin,

Ya da

Tamir edeceksin evindeki kırık sandalyeyi,

Olmadı toprağa çiçek ekeceksin,

Bir bebek gibi büyüteceksin ellerinle,

Emek vereceksin…

Yapayalnızken, bir anda kalabalıklaşan ruhuna,

Nereye gidiyorum diye sorduÄŸunda,

Ağaç köküne iner gibi,

Gömülmeyeceksin içine içine,

Uçurumun kenarına yürümeyeceksin öyle,

Öyle sağ elimde ay, sol elimde güneş var demeyeceksin,

Onlarca kütüğün arasında kalmayacaksın,

Ne kavgadaki ustalığına güveneceksin,

Ne de güzelliğine, gençliğine,

Duvar dibinde uyanma ihtimalini atlamayacaksın,

Allah ne verirse derken unutmayacaksın dünü,

Hey ihtiyar!

Seslenişi korku salmayacak yüreğine,

Zaman daraldıkça şimdi ne yapmalı diye sormayacaksın?

Gündüzden akşama kadar yapayalnız oturmayacaksın,

Şöyle bir düşünmeye başladığında,

Aşkla yanan bir yüreği daha kuvvetle hissedeceksin,

İçli bir keman misali öylece kaptıracaksın kendini,

Basit yaşayacaksın söylemlerine,

Bir kez de sen olur vereceksin,

Bir seher vakti uyandığında,

Munzur bakışlarını değdireceksin ufkun ötelerine,

Tatlı bir tebessüme gebe bırakmadan kendini,

Toprağın suyun emmesi gibi,

Verdiklerini kusursuzca alacaksın geri,

Kimse gelmeyince canın sıkılmayacak,

Hayat, gözdağı verir gibi durmayacak karşında,

Çağırdığında gelecek birinin olduğunu bileceksin,

Ölümden korkmadığını anladığında, kalbin yumuşayacak,

Yoklukla, varlık arasındaki ince çizgide durduğunda,

Öğrendiklerin yaşadıklarından ağır gelmeyecek sana,

Bazen, geç kaldıklarına üzüleceksin ince sızılar arasında,

O gün başkaydı diyen o ses kulaklarında çınladığında,

Öfkenin önüne geçen çok az sevgiye şahitlik edeceksin,

Acayip karışacak kafan bazen,

Hummalı bir ince sancı girip çıkacak yüreğine,

Belki de olmayacak bunların hiçbiri,

Hayatın huzuruna çıktığın zaman,

Kulakları iyi işiten birine dönüşeceksin,

Beş kuruşa satın alınan şeker gibi netleşecek algılaman,

Hiç hazır değilim henüz dediğin anlar tanıdık gelecek,

Bazı bazı bulutların arasına saklanırken bulacaksın varlığını,

Ya da hiç saklanmadan duracaksın ortalık yerde,

Erken ya da geç kalmak arasında dururken,

Bir sürü düşünce alabora edecek beynini,

Sen üzülme ben varım diyen o sesi işiteceksin,

Göremediklerini görmeye başladığında,

Biraz gözlerinin,

Biraz ellerinin,

Birazda hissettiklerinin yardımıyla,

Babanı hatırlayacaksın.

Gayet iyi göreceksin yaşamı,

İri buğdaylar yetiştirmiş bir çiftçi gibi,

Fal taşı gibi açılan gözlerle kocamanlaşacak hayat,

Adamakıllı yaşayacaksın deli zaman aralığında,

Kurşun ağırlığında gelmeyecek hazırlıksızlığın,

Biraz daha zaman,

Biraz daha zaman söylemlerine takılmayacaksın,

Olduğu gibi yaşayacaksın,

OlduÄŸu gibi hissedeceksin,

Çok sorgulamadan,

Çok dehlizlere dalmadan,

Grift bir kuytulukta yormayacaksın kendini,

Yaşamaktan korkmadığını ölmeden önce fark edeceksin.

 Sevda Saime Esen


12345

{ 3 yorum… bu yorumları oku ve sende bir tane bırak }

1 fuat yndemli 23/02/2010, 13:48

Ne kadar akıcı!
Ne kadar doÄŸru!
İşte sehl-i mümteniye zamanımızdan bir örnek.
Tebrik ve teÅŸekkür ediyorum…

2 EBiroglu 23/02/2010, 16:51

Cok begendim…

3 Murat Köker 15/03/2010, 09:20

Çok beğendim,

Yorum Bırakın



Önceki yazı: Sana Büyük Şehirlerden Bahsedeceğim

Sonraki yazı: Ne İçindeyim Zamanın