Hakkında
Nicelik açısından bir şeyleri dile getirmenin zamanı geldi de geçiyor belki de. “Söz gümüş ise sükut altındır” vurgusunu rafa kaldırmanın tam zamanıdır şimdi. Duygu, düşünce, sosyal ve de keyif içerikli anların hareketini amaçlıyorum. Bu nedenle de bu site bünyesinde varlık bulacağına inandığım çalışmaları hayata kazandırmak niyetindeyim.
Son derece özgün ve estetik yazı çalışmalarına rastlayacaksınız burada. Kendi derlemelerim dışında, keyifli güzel derlemelerinde yer alacağı bu sitede –en azından sizce- anlamlı olacağına inandığım duyguları besleyeceğiz hep birlikte. Aklında ve kalbinde önyargısı olmadan, birilerini suçlayıp, cezalandırmadan, politik bir çizgiye takılmadan, dilin içinden geçip, yazı sanatının saygınlığını devam ettireceğiz beslercesine.
Çabamız -en azından bizce- sessizliği bozup, sesli hissedip, sesli ifade edebilmek… İzleyici olmanın ötesine geçip, özel vurgular ile dinamik duyguları harekete geçirebilmek. Başarılı çalışmalar yardımıyla düşünsel ve duyusal ertelemeleri sona erdirmek.
Hakkımda neler öğrenmek isterdiniz bilemiyorum.
Bazen benim hayatla, bazen de hayatın benimle oynadığını düşünüyorum. Varlık içinde yokluk, yokluk içindeyken de çokluk çektiğim çok oldu. Çiçek bahçesindeki bahçıvan misali çeşit çeşit duyguların kokusunu çektim ruhuma. Hırçındım. Huysuzdum. Çoğalttığım yalnızlıklarım vardı zaman zaman. Kelebek ömrü kadar kısa süren öfkelerim sürpriz yumurta gibiydi hep. Vazgeçmelerim güzeldi, kalp kırmalara uzak kaldığında. En çok o boşluğu sevdim. Boşluk bir yıkıma uğramadığında anlama bürünüyordu dört mevsim.
Neyse ki, çocuk tarafımı hiç kaybetmedim. Babam gibi bir yanım hiç büyümesin istedim. Büyümedi de… Kimi zaman kendimi çok iyi ifade ettim, kimi zamanda elime yüzüme bulaştırdım her şeyi. Boşluğun sivri öncülüğüydü sanki. Birilerini kırmamak için zincire vurdum sözlerimi. Kırmadım mı hiç birini? Kırdım tabii ki. Sonrasında hiç iyi şeyler hissetmediğimden kaçar oldum kendisinden.
Hayatı gözlemek kadar insanları izlemekte hoşuma gitti her zaman. Bilmediğimde susup, dinledim. Bildiklerimi, işitip, öğrendiklerimi anlattım dayatmalara uzak. Öteden beri arkadaşlarımın olması gururlandırdı beni.
Yazarken bir çocuğun sevincini duyuyorum hep içimde. Özgürlüğe koşar gibiyim. Duygusal ve düşünsel verileri kirinden ve pasından arındırıp, anlam yüklemek esas meseledir benim için. Ve bütün bunları doğru ifade gücüyle anlatabilmek büyük bir sorumluluk içten içe…
Gökyüzüne karışan sevinç çığlıklarınızın olması dileğiyle…
Sevda Saime ESEN


{ 2 yorum… bu yorumları oku ve sende bir tane bırak }
sevinç çığlıklarının hiç ama hiç tükenmemesi dileğiyle
“Çok okunan bir eserin etkisi, tahminlerin üstündedir” demektedir Dorothea Brande… Tahmin ettiğinizin üstünde yazılarınızın okunması ve insanların size/yazılarınıza hak ettiği değeri vermesi temennilerim ile… Çalışmalarınızda başarılar dilerim.