Karıma Mektup

biryazar tarafından 14/12/2009 tarihinde yazılmıştır · 0 yorum

3 Diğer Yazılar

(Bursa  Hapisane)

Bir tanem!

Son mektubunda :

“Başım sızlıyor

yüreÄŸim sersem!”

diyorsun.

“Seni asarlarsa

seni kaybedersem;”

diyorsun;

“yaşıyamam!”

Yaşarsın karıcığım,

kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgârda;

yaşarsın, kalbimin kızıl saçlı bacısı

en fazla bir yıl sürer

yirminci asırlılarda

ölüm acısı.

Ölüm

bir ipte sallanan bir ölü.

Bu ölüme bir türlü

razı olmuyor gönlüm.

Fakat

emin ol ki sevgili;

zavallı bir çingenenin

kıllı, siyah bir örümceğe benzeyen eli

geçirecekse eğer

ipi boğazıma,

mavi gözlerimde korkuyu görmek için

boÅŸuna bakacaklar

Nâzıma!

Ben,

alacakaranlığında son sabahımın

dostlarımı ve seni göreceğim,

ve yalnız

yarı kalmış bir şarkının acısını

topraÄŸa götüreceÄŸim…

Karım benim!

İyi yürekli,

altın renkli,

gözleri baldan tatlı arım benim;

ne diye yazdım sana

istendiğini idamımın,

daha dâva ilk adımında

ve bir şalgam gibi koparmıyorlar

kellesini adamın.

Haydi bunlara boÅŸ ver.

Bunlar uzak bir ihtimal.

Paran varsa eÄŸer

bana fanile bir don al,

tuttu bacağımın siyatik ağrısı.

Ve unutma ki

daima iyi şeyler düşünmeli

bir mahpusun karısı.

Nazım Hikmet Ran


12345

Yorum Bırakın



Önceki yazı: Kocalmağa Alışıyorum

Sonraki yazı: Ayrıntılarda Ankara