Hani Kurşun Sıksan Geçmez Geceden

biryazar tarafından 22/02/2010 tarihinde yazılmıştır · 0 yorum

3 Diğer Yazılar

Yiğit harmanları, yığınaklar,

Kurulmuş çetin dağlarında vatanların.

Dize getirilmiÅŸ haydutlar,

Hayınlar, amana gelmiş,

Yetim hakkı sorulmuş,

Hesap görülmüş.

Demdir bu…

Demdir,

Derya dibinde yangınlar,

Kan kesmiÅŸ ovalar üstünde Mayıs…

Uçmuş, bir kuştüyü hafifliğinde,

Çelik kadavrası korugan’ların.

Ölünmüş, canım,ölünmüş

Murad alınmış…

Gelgelelim,

Beter, bize kısmetmiş.

Ölüm, böyle altı okka koymaz adama,

Susmak ve beklemek, müthiş

Genciz, namlu gibi,

Ve çatal yürek,

Barışa, bayrama hasret

Uykulara, derin, kaygısız, rahat,

Otuziki dişimizle gülmeğe,

Doyasıya seviÅŸmeÄŸe,yemeÄŸe…

Kaç yol, ağlamaklı olmuşum geceleri,

Asıl, bizim aramızda güzeldir hasret

Ve asıl biz biliriz kederi.

İçim, bir suskunsa tekin mi ola?

O Malta bıçağı,kınsız,uyanık,

Ve genç bir mısradır

Filinta endam…

Neden, neden alnındaki yıkkınlık,

Bakışlarındaki öldüren buğu?

Kaç yol aÄŸlamaklı oluyorum geceleri…

Nasıl da almış aklımı,

Sürmüş, filiz vermiş içimde sevdan,

Dost, düşman söz eder kendi kavlince,

Kınanmak, yiğit başına.

Bu, ne ayıp, ne de yasak,

Öylece bir gerçek, kendi halinde,

Belki, yaÅŸamama sebep…

Evet, ağlamaklı oluyorum, demdir bu.

Hani, kurşun sıksan geçmez geceden,

Anlatamam, nasıl ıssız, nasıl karanlık…

Ve zehir – zıkkım cıgaram.

Gene bir cehennem var yastığımda,

Gel artık…

Ahmet Arif


12345

Yorum Bırakın



Önceki yazı: Ofelya

Sonraki yazı: Arkadaş Dökümü