Saldırgan yüzler,
dilsiz şehirler geçiyorum
uçaklar binip
trenler iniyorum
sırtımda kabuk bağlayan
‘dur! gitme! kal!’ bakışları
En ‘Che’ halimle
sana geliyorum!
yıllardır pencereni kuşatan bulutların ardından
tenine deÄŸen ilk ışık demeti; getirdiÄŸim…
bir de aşkın deli cesareti!
kara kuru caddelerden koşa koşa denize açılan
yosun kokulu bir sokak olmalıyım;
elimde deÄŸil, bir kez dallarına kan yürüdü baharın…
ÅŸehirsoysuz magazin cinayetleri
umarsız töre intiharları arasından
kabir azabı dedikleri yanında bir sıyrık:
sessiz sedasız iÅŸkenceler geçiyorum…
tüm davalarımdan dönerek
tükürdüğüm kanı tuz niyetine yalayıp
kaldırıyorum kadehi: şerefsizliğime!
zihnimdeki aşina yüzleriazat ederek bir bir
tutsak olduğum mekânların içinden
bir türlü içine giremediğim zamanların
taa dışından
bir düş zayiatı olarak kendimi eksiltip
tüm izlerimi geriye doÄŸru siliyorum…
bir kadının rahminden bir kadının göğsüne
boynumda kanlı bir ilmek: sallanan kordonumu keserek
ne tövbekâr bir ateist
ne yurtsuz bir mübadil
bir çocuk kadar kirli, bir çocuk kadar temiz
öyle coşkulu, öyle bencil
sus! bir şey söyleme;
biliyorum, en hak edilmiÅŸ halimle:
sana geliyorum!
Hakan İşcen


{ 1 yorum… bu yorumları oku yada sende bir tane bırak }
cok guzel bir şiir..yazarın şiir kitabı var mı?ya da diğer şiirleri?
saygılar