<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>BirYazar.com &#187; 1 Yazılar</title>
	<atom:link href="http://www.biryazar.com/category/yazilar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.biryazar.com</link>
	<description>• H a r f l e r i n &#160;  k ü ç ü k &#160;  ş e h r i</description>
	<lastBuildDate>Wed, 02 Nov 2011 14:11:30 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.5</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Devinim</title>
		<link>http://www.biryazar.com/yazilar/devinim.htm</link>
		<comments>http://www.biryazar.com/yazilar/devinim.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 05 Oct 2011 13:27:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>biryazar</dc:creator>
				<category><![CDATA[1 Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Devinim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.biryazar.com/?p=1010</guid>
		<description><![CDATA[Nefes kesen ayaza karşı direniş gösteren bir ruhun sessizliği, boğazını yakarak gözlerine inen, akmamak için direnen bir gözyaşı gibidir bazen. İçinde sayısız duyguyu barındırır. Tıpkı; görünmez bir yangının sıcağına karşı, görünmez dondurucu bir soğuğun haşmetini bozmadan duruşu misalidir. Böyle zamanlarda içimizdeki zıt duyguların ağırbaşlılığı düğümleniverir ruhumuza. İnce, zarif ve kırılgandır hemen her şey… “ Kentlere, kıtalara [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Nefes kesen ayaza karşı direniş gösteren bir ruhun sessizliği, boğazını yakarak gözlerine inen, akmamak için direnen bir gözyaşı gibidir bazen. İçinde sayısız duyguyu barındırır. Tıpkı; görünmez bir yangının sıcağına karşı, görünmez dondurucu bir soğuğun haşmetini bozmadan duruşu misalidir.<span id="more-1010"></span> Böyle zamanlarda içimizdeki zıt duyguların ağırbaşlılığı düğümleniverir ruhumuza. İnce, zarif ve kırılgandır hemen her şey… “ Kentlere, kıtalara sığamıyorum” diyen bir iç sese kulluk edercesine yaslanır dünyan.</p>
<p><strong><em>“Merhaba geçen zaman,</em></strong></p>
<p><strong><em>Büyük aşklar, büyük başarılar, büyük yalnızlıklar,</em></strong></p>
<p><strong><em>Merhaba çok sesli duygular,</em></strong></p>
<p><strong><em>Sona eren patırtılar, arayışlar, yaşantılar,</em></strong></p>
<p><strong><em>Ansızın kaybedilen sonlar, sona yakın Merhabalar,</em></strong></p>
<p><strong><em>Aydınlık karanlıklar, Karanlık aydınlıklar,</em></strong></p>
<p><strong><em>Merhaba!”</em></strong></p>
<p>İçimdeki her şey birbirine karışıyor kimi zaman. Gözlerim bazen çakmak çakmak bakarken, bazen de kırpıştırarak süzülüyor bir ışığın aydınlığına. Göremiyorum. Ya da pınarları kurumuş kan çanağı gözlerim, keskin bir bıçak gibi yararak giren duyguların körlüğünde ilerliyor. En sert inişler, en sert çıkışlara şahitlik ediyor. Aynı anda üşüyen bir ruha, aynı anda yanan bir yürek eşlik ediyor. Aynı anlara esaret akşamlar boy gösteriyor sonralarda…</p>
<p>Oysa; altı-yedi yaşlarındayken çok uzaklar yoktu benim için. Mutluluktan uçuyordum coşkulu bir kucaklama da. Yabana atılmayacak kadar zengin hissediyordum kendimi. Yetişkin bir insanın bacağı kadardı boyum ancak. Bahanem ne sonbahar, ne de kıştı. Ama büyüyünce hayat, tezatlar arenasına dönmüştü sanki. İstemeden elden çıkarılan duygular, istemeden yaşanan değişimlerin en küçük oğulları gibi olmuştu. Hiç hoşlanmıyorum bu küçük oğullardan, hatta hiç sevemedim yıllarca.</p>
<p>İç sesim kimi zaman bir vapurun küpeştesine yaslanıp, uzun uzun ufku izlemek istiyor. Öylece kalıp, mütevazı bir konakta yaşayan insanların hislerine ortak, o davetsiz misafirin duygularını inşaya meyil ediyor. Doğudan batıya, kuzeyden güneye demir ağlarla örülü akşamların merkezine, ışık taşıdığım zamanlarım oldu bazı bazı. Anadolu’nun zorlu yollarını arşınlayan seyyahtan pekte farkım yoktu o dönemlerde. Kendine defalarca şans tanıyan biriydim sadece.</p>
<p>Öyle çok konuşuyor ki iç sesim benimle, bazen içimi acıtıyor. İşte, o zamanlarda hiç konuşmasa diyorum. Sussa, sessizliğin içinde baş başa kalsa yalnızlığım. Züppelik etmese zaman… Kısa bir süre sonra diye başlayan cümlelerin arasında kaybolmasam. Uçarı, sarı saçlı bir sarışının arka arkaya patlattığı kahkahalara dönüşmese çocukluk düşlerim… Uzun süre sesim çıkmayınca mesela; meraklansa gece, uyumasa benimle.</p>
<p>Tabancası elinden yere düşmüş bir katilin, kurbanı karşısındaki acizliğindeyim adeta. Zaman ve insan, başlangıç ve son, kundağın içinden çıkan bir çift minik elin uzantısı kadar umutlarla dolu değil midir her zaman? Biraz büyüyünce çocuklar, biraz daha büyüyor duygular. Biraz biraz değişiyor salya sümük ağlamalar.</p>
<p>Ne bileyim karmakarışığım son zamanlarda. Konuşurken, iki kelimeyi bir araya getirmekte zorlanıyorum kimi zaman. Bazen hiç konuşmak gelmiyor içimden. İstemiyorum. Asileşen düşünceler arasında sosyal bir patlama yaşıyorum sanki. En yeni duygularım, eskileri ile birbirine girmiş durumda. Üstlerine bir örtü çekeyim diyorum bazen demesine de, biraz büyüyünce altında ezilip kalmaktan çekiniyorum. O zaman da bir haraya gidip, ata binen jokeyler gibi dörtnala koşturmak istiyorum her şeyi unuturcasına. Bunun adına unutmak mı diyorlar, yoksa arkanda kalmasına izin vermek mi bilemiyorum. Ama ne unutmak geliyor içimden, ne de arkamda kalmasına rıza göstermek. Sonralara bırakıyorum yalnızca.</p>
<p><strong><em>“Ve akşamüstü bir tıkla çalınıyor kapım,</em></strong></p>
<p><strong><em>Yüce bir duygu cezalandırıyor sanki yüreğimi,</em></strong></p>
<p><strong><em>Tuhaf bir his ödüllere uzak zulüm gibi duruyor içimde,</em></strong></p>
<p><strong><em>Masallarına isyan eden ipsiz sapsızlardan olayım diyorum,</em></strong></p>
<p><strong><em>Yapamıyorum.</em></strong></p>
<p><strong><em>Ağır bir vicdan erdemlice dövüyor benliğimi,</em></strong></p>
<p><strong><em>Acayip acıyor canım,</em></strong></p>
<p><strong><em>İlk günahım gibi çıkmıyorsunuz aklımdan,</em></strong></p>
<p><strong><em>Ya kendimi lanetleyip çekip gideceğim bu diyardan,</em></strong></p>
<p><strong><em>Ya da adam akıllı bir yanlışa dur diyeceğim dolu dolu,</em></strong></p>
<p><strong><em>Açlık, susuzluk, uyku ile uyanıklık ruhumu kemiriyor,</em></strong></p>
<p><strong><em>Uyuyorum uyanıyorum,</em></strong></p>
<p><strong><em>Uyanıyorum uyuyamıyorum.</em></strong></p>
<p><strong><em>İçim, kocaman bağırıyor,</em></strong></p>
<p><strong><em>Cılızlaşıyorum.</em></strong></p>
<p><strong><em>Kendimle deviniyor, kendimle filizleniyorum.</em></strong></p>
<p><strong><em>Bir avuç dolusu ben oluveriyorum sonra,</em></strong></p>
<p><strong><em>Sonra kutsallaşıyorsunuz varlığımın arasında,</em></strong></p>
<p><strong><em>Pespayelikten sıyrılıyorum öylece.</em></strong></p>
<p><strong><em>Işıktan kamaşıyor gözlerim bir hayat kurtarmışçasına,</em></strong></p>
<p><strong><em>Çocukça seviniyorum. “</em></strong></p>
<p><strong>Sevda Saime Esen</strong></p>
<div class="sexy-bookmarks sexy-bookmarks-expand sexy-bookmarks-bg-enjoy"><ul class="socials"><li class="sexy-mail"><a href="mailto:?subject=%22Devinim%22&amp;body=I%20thought%20this%20article%20might%20interest%20you.%0A%0A%22Nefes%20kesen%20ayaza%20kar%C5%9F%C4%B1%20direni%C5%9F%20g%C3%B6steren%20bir%20ruhun%20sessizli%C4%9Fi%2C%20bo%C4%9Faz%C4%B1n%C4%B1%20yakarak%20g%C3%B6zlerine%20inen%2C%20akmamak%20i%C3%A7in%20direnen%20bir%20g%C3%B6zya%C5%9F%C4%B1%20gibidir%20bazen.%20%C4%B0%C3%A7inde%20say%C4%B1s%C4%B1z%20duyguyu%20bar%C4%B1nd%C4%B1r%C4%B1r.%20T%C4%B1pk%C4%B1%3B%20g%C3%B6r%C3%BCnmez%20bir%20yang%C4%B1n%C4%B1n%20s%C4%B1ca%C4%9F%C4%B1na%20kar%C5%9F%C4%B1%2C%20g%C3%B6r%C3%BCnmez%20dondurucu%20bir%20so%C4%9Fu%C4%9Fun%20ha%C5%9Fmetini%22%0A%0AYou%20can%20read%20the%20full%20article%20here%3A%20http://www.biryazar.com/yazilar/devinim.htm" rel="nofollow" class="external" title="Email this to a friend?">Email this to a friend?</a></li><li class="sexy-twitter"><a href="http://twitter.com/home?status=Devinim+-+http://www.biryazar.com/yazilar/devinim.htm+(via+@sevdasaimeesen)" rel="nofollow" class="external" title="Tweet This!">Tweet This!</a></li><li class="sexy-friendfeed"><a href="http://www.friendfeed.com/share?title=Devinim&amp;link=http://www.biryazar.com/yazilar/devinim.htm" rel="nofollow" class="external" title="Share this on FriendFeed">Share this on FriendFeed</a></li><li class="sexy-facebook"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.biryazar.com/yazilar/devinim.htm&amp;t=Devinim" rel="nofollow" class="external" title="Share this on Facebook">Share this on Facebook</a></li><li class="sexy-myspace"><a href="http://www.myspace.com/Modules/PostTo/Pages/?u=http://www.biryazar.com/yazilar/devinim.htm&amp;t=Devinim" rel="nofollow" class="external" title="Post this to MySpace">Post this to MySpace</a></li><li class="sexy-stumbleupon"><a href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http://www.biryazar.com/yazilar/devinim.htm&amp;title=Devinim" rel="nofollow" class="external" title="Stumble upon something good? Share it on StumbleUpon">Stumble upon something good? Share it on StumbleUpon</a></li><li class="sexy-delicious"><a href="http://del.icio.us/post?url=http://www.biryazar.com/yazilar/devinim.htm&amp;title=Devinim" rel="nofollow" class="external" title="Share this on del.icio.us">Share this on del.icio.us</a></li><li class="sexy-google"><a href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=add&amp;bkmk=http://www.biryazar.com/yazilar/devinim.htm&amp;title=Devinim" rel="nofollow" class="external" title="Add this to Google Bookmarks">Add this to Google Bookmarks</a></li><li class="sexy-comfeed"><a href="http://www.biryazar.com/yazilar/devinim.htm/feed" rel="nofollow" class="external" title="Subscribe to the comments for this post?">Subscribe to the comments for this post?</a></li></ul><div style="clear:both;"></div></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.biryazar.com/yazilar/devinim.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kendime Kısa Mektuplar-1</title>
		<link>http://www.biryazar.com/yazilar/kendime-kisa-mektuplar-1.htm</link>
		<comments>http://www.biryazar.com/yazilar/kendime-kisa-mektuplar-1.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Sep 2011 13:45:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>biryazar</dc:creator>
				<category><![CDATA[1 Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.biryazar.com/?p=1007</guid>
		<description><![CDATA[Aşkın Büyüsü
Bir pencereden süzülüp içeri girmek, hem de en doğru insanın dünyasına doğru ilerlemek ne büyük heyecanlar yaşatır, bilir misin? Bilir misin ki, en sıra dışı hisler çalar kapını sormadan. Bilinenler ile bilinmeyenler burada karşılaşır ilk defa. Var olmanın en keyifli biçimi yine burada şekillenir. Sözlerin kilitlendiği odalar açılır birer birer. Fışkıran heyecanlar peş peşedir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p><strong>Aşkın Büyüsü</strong></p>
<p>Bir pencereden süzülüp içeri girmek, hem de en doğru insanın dünyasına doğru ilerlemek ne büyük heyecanlar yaşatır, bilir misin? Bilir misin ki, en sıra dışı hisler çalar kapını sormadan. <span id="more-1007"></span>Bilinenler ile bilinmeyenler burada karşılaşır ilk defa. Var olmanın en keyifli biçimi yine burada şekillenir. Sözlerin kilitlendiği odalar açılır birer birer. Fışkıran heyecanlar peş peşedir. Sıkı bir yürüyüşün eritemediği bedeni onlarca duygu zorlanmadan eritir.</p>
<p>Sessizlik patlamaya uğrar kutsal bir ayini tamamlarcasına. Her söz dile gelir, her duygu can bulur özgürce. Ne bir beklentiye sarılırsın, ne de hüzne. Sadece sevgi ve vuslat çizgileri üzerinde kısa bir yürüyüşe çıkarsın. Bu apaçık bir davettir kendine aslında. Birilerinin ne bir isyana şahitlik etmesi önemlidir, ne de kutsallığına inandığın şeylerin ispatı yakıştırmaları.</p>
<p>Sevgiyle okşadığın saçlar arasında bulursun ellerini. Heybetli duygular yutucu başkaldırışlar yaşatır sana. Bazen kendi içinde büyürken, bazen acizleşirsin aşkın en yalın hallerinde. Çevrendekilerin ne düşündüğüyle ilgilenmezsin. Var olmakla yok olmak arasında gidip gelirsin. Cesaretini kaybettiğin anları itersin elinin tersiyle. Saklı anlamları çıkarırsın gün ışığına üçer beşer. Yıllandıkça değeri artan şarap misali sonuna paha biçemezsin.</p>
<p> <strong>Sevda Saime Esen</strong></p>
<div class="sexy-bookmarks sexy-bookmarks-expand sexy-bookmarks-bg-enjoy"><ul class="socials"><li class="sexy-mail"><a href="mailto:?subject=%22Kendime%20K%C4%B1sa%20Mektuplar-1%22&amp;body=I%20thought%20this%20article%20might%20interest%20you.%0A%0A%22A%C5%9Fk%C4%B1n%20B%C3%BCy%C3%BCs%C3%BC%0D%0A%0D%0ABir%20pencereden%20s%C3%BCz%C3%BCl%C3%BCp%20i%C3%A7eri%20girmek%2C%20hem%20de%20en%20do%C4%9Fru%20insan%C4%B1n%20d%C3%BCnyas%C4%B1na%20do%C4%9Fru%20ilerlemek%20ne%20b%C3%BCy%C3%BCk%20heyecanlar%20ya%C5%9Fat%C4%B1r%2C%20bilir%20misin%3F%20Bilir%20misin%20ki%2C%20en%20s%C4%B1ra%20d%C4%B1%C5%9F%C4%B1%20hisler%20%C3%A7alar%20kap%C4%B1n%C4%B1%20sormadan.%20Bilinenler%20ile%20bilinmeyenler%20burada%20kar%C5%9F%C4%B1la%C5%9F%C4%B1r%20ilk%20defa.%20Var%20olman%C4%22%0A%0AYou%20can%20read%20the%20full%20article%20here%3A%20http://www.biryazar.com/yazilar/kendime-kisa-mektuplar-1.htm" rel="nofollow" class="external" title="Email this to a friend?">Email this to a friend?</a></li><li class="sexy-twitter"><a href="http://twitter.com/home?status=Kendime+K%C4%B1sa+Mektuplar-1+-+http://www.biryazar.com/yazilar/kendime-kisa-mektuplar-1.htm+(via+@sevdasaimeesen)" rel="nofollow" class="external" title="Tweet This!">Tweet This!</a></li><li class="sexy-friendfeed"><a href="http://www.friendfeed.com/share?title=Kendime+K%C4%B1sa+Mektuplar-1&amp;link=http://www.biryazar.com/yazilar/kendime-kisa-mektuplar-1.htm" rel="nofollow" class="external" title="Share this on FriendFeed">Share this on FriendFeed</a></li><li class="sexy-facebook"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.biryazar.com/yazilar/kendime-kisa-mektuplar-1.htm&amp;t=Kendime+K%C4%B1sa+Mektuplar-1" rel="nofollow" class="external" title="Share this on Facebook">Share this on Facebook</a></li><li class="sexy-myspace"><a href="http://www.myspace.com/Modules/PostTo/Pages/?u=http://www.biryazar.com/yazilar/kendime-kisa-mektuplar-1.htm&amp;t=Kendime+K%C4%B1sa+Mektuplar-1" rel="nofollow" class="external" title="Post this to MySpace">Post this to MySpace</a></li><li class="sexy-stumbleupon"><a href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http://www.biryazar.com/yazilar/kendime-kisa-mektuplar-1.htm&amp;title=Kendime+K%C4%B1sa+Mektuplar-1" rel="nofollow" class="external" title="Stumble upon something good? Share it on StumbleUpon">Stumble upon something good? Share it on StumbleUpon</a></li><li class="sexy-delicious"><a href="http://del.icio.us/post?url=http://www.biryazar.com/yazilar/kendime-kisa-mektuplar-1.htm&amp;title=Kendime+K%C4%B1sa+Mektuplar-1" rel="nofollow" class="external" title="Share this on del.icio.us">Share this on del.icio.us</a></li><li class="sexy-google"><a href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=add&amp;bkmk=http://www.biryazar.com/yazilar/kendime-kisa-mektuplar-1.htm&amp;title=Kendime+K%C4%B1sa+Mektuplar-1" rel="nofollow" class="external" title="Add this to Google Bookmarks">Add this to Google Bookmarks</a></li><li class="sexy-comfeed"><a href="http://www.biryazar.com/yazilar/kendime-kisa-mektuplar-1.htm/feed" rel="nofollow" class="external" title="Subscribe to the comments for this post?">Subscribe to the comments for this post?</a></li></ul><div style="clear:both;"></div></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.biryazar.com/yazilar/kendime-kisa-mektuplar-1.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nerdesin</title>
		<link>http://www.biryazar.com/yazilar/nerdesin.htm</link>
		<comments>http://www.biryazar.com/yazilar/nerdesin.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 May 2011 12:20:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>biryazar</dc:creator>
				<category><![CDATA[1 Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.biryazar.com/?p=956</guid>
		<description><![CDATA[Geceleyin bir ses böler uykumu,
İçim ürpermeyle dolar: -Nerdesin?
Arıyorum yıllar var ki ben onu,
Aşıkıyım beni çağıran bu sesin.
Gün olur sürüyüp beni derbeder,
Bu ses rüzgarlara karışır gider.
Gün olur peşimden yürür beraber,
Ansızın haykırır bana: -Nerdesin?
Bütün sevgileri atıp içimden,
Varlığımı yalnız ona verdim ben,
Elverir ki bir gün bana derinden,
Ta derinden bir gün bana “Gel” desin.
Ahmet Kutsi Tecer
Email this to a [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Geceleyin bir ses böler uykumu,</p>
<p>İçim ürpermeyle dolar: -Nerdesin?</p>
<p>Arıyorum yıllar var ki ben onu,</p>
<p>Aşıkıyım beni çağıran bu sesin.</p>
<p><span id="more-956"></span>Gün olur sürüyüp beni derbeder,</p>
<p>Bu ses rüzgarlara karışır gider.</p>
<p>Gün olur peşimden yürür beraber,</p>
<p>Ansızın haykırır bana: -Nerdesin?</p>
<p>Bütün sevgileri atıp içimden,</p>
<p>Varlığımı yalnız ona verdim ben,</p>
<p>Elverir ki bir gün bana derinden,</p>
<p>Ta derinden bir gün bana “Gel” desin.</p>
<p><strong>Ahmet Kutsi Tecer</strong></p>
<div class="sexy-bookmarks sexy-bookmarks-expand sexy-bookmarks-bg-enjoy"><ul class="socials"><li class="sexy-mail"><a href="mailto:?subject=%22Nerdesin%22&amp;body=I%20thought%20this%20article%20might%20interest%20you.%0A%0A%22Geceleyin%20bir%20ses%20b%C3%B6ler%20uykumu%2C%0D%0A%0D%0A%C4%B0%C3%A7im%20%C3%BCrpermeyle%20dolar%3A%20-Nerdesin%3F%0D%0A%0D%0AAr%C4%B1yorum%20y%C4%B1llar%20var%20ki%20ben%20onu%2C%0D%0A%0D%0AA%C5%9F%C4%B1k%C4%B1y%C4%B1m%20beni%20%C3%A7a%C4%9F%C4%B1ran%20bu%20sesin.%0D%0A%0D%0AG%C3%BCn%20olur%20s%C3%BCr%C3%BCy%C3%BCp%20beni%20derbeder%2C%0D%0A%0D%0ABu%20ses%20r%C3%BCzgarlara%20kar%C4%B1%C5%9F%C4%B1r%20gider.%0D%0A%0D%0AG%C3%BCn%20olur%20pe%C5%9Fimden%20y%C3%BCr%C3%BCr%20beraber%2C%0D%0A%0D%0AAns%C4%B1z%C4%B1n%20hayk%C4%B1r%C4%B1r%20bana%3A%22%0A%0AYou%20can%20read%20the%20full%20article%20here%3A%20http://www.biryazar.com/yazilar/nerdesin.htm" rel="nofollow" class="external" title="Email this to a friend?">Email this to a friend?</a></li><li class="sexy-twitter"><a href="http://twitter.com/home?status=Nerdesin+-+<html><body><h1>403 Forbidden</h1>
Request forbidden by administrative rules.
</body></html>+(via+@sevdasaimeesen)" rel="nofollow" class="external" title="Tweet This!">Tweet This!</a></li><li class="sexy-friendfeed"><a href="http://www.friendfeed.com/share?title=Nerdesin&amp;link=http://www.biryazar.com/yazilar/nerdesin.htm" rel="nofollow" class="external" title="Share this on FriendFeed">Share this on FriendFeed</a></li><li class="sexy-facebook"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.biryazar.com/yazilar/nerdesin.htm&amp;t=Nerdesin" rel="nofollow" class="external" title="Share this on Facebook">Share this on Facebook</a></li><li class="sexy-myspace"><a href="http://www.myspace.com/Modules/PostTo/Pages/?u=http://www.biryazar.com/yazilar/nerdesin.htm&amp;t=Nerdesin" rel="nofollow" class="external" title="Post this to MySpace">Post this to MySpace</a></li><li class="sexy-stumbleupon"><a href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http://www.biryazar.com/yazilar/nerdesin.htm&amp;title=Nerdesin" rel="nofollow" class="external" title="Stumble upon something good? Share it on StumbleUpon">Stumble upon something good? Share it on StumbleUpon</a></li><li class="sexy-delicious"><a href="http://del.icio.us/post?url=http://www.biryazar.com/yazilar/nerdesin.htm&amp;title=Nerdesin" rel="nofollow" class="external" title="Share this on del.icio.us">Share this on del.icio.us</a></li><li class="sexy-google"><a href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=add&amp;bkmk=http://www.biryazar.com/yazilar/nerdesin.htm&amp;title=Nerdesin" rel="nofollow" class="external" title="Add this to Google Bookmarks">Add this to Google Bookmarks</a></li><li class="sexy-comfeed"><a href="http://www.biryazar.com/yazilar/nerdesin.htm/feed" rel="nofollow" class="external" title="Subscribe to the comments for this post?">Subscribe to the comments for this post?</a></li></ul><div style="clear:both;"></div></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.biryazar.com/yazilar/nerdesin.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ayrıntılarda Ankara</title>
		<link>http://www.biryazar.com/yazilar/ayrintilarda-ankara.htm</link>
		<comments>http://www.biryazar.com/yazilar/ayrintilarda-ankara.htm#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Dec 2009 07:42:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>biryazar</dc:creator>
				<category><![CDATA[1 Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[huzur]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yeniyıl]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.biryazar.com/?p=701</guid>
		<description><![CDATA[Sabah dört kırk beşte uyandım. Bazen uykum kaçar, sabahın bir vakti dikiliveririm ayağa. İçimden evde olmak gelmez. Odanın içinde dolanır dururum. Ne müzik dinlerim, ne de kitap okurum. En sevdiğim şeyi yapma isteğiyle çılgına dönerim. Sabahın bu saatinde Ankara’nın boş sokaklarında yürüyüp, gizli saklı düşlerimi paylaşmak isterim.
Yüksekçe bir mevkisine çıkıp, öylece şehrimi seyrederim. İnsanların uyuduğu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Sabah dört kırk beşte uyandım. Bazen uykum kaçar, sabahın bir vakti dikiliveririm ayağa. İçimden evde olmak gelmez. Odanın içinde dolanır dururum. Ne müzik dinlerim, ne de kitap okurum. En sevdiğim şeyi yapma isteğiyle çılgına dönerim. <span id="more-701"></span>Sabahın bu saatinde Ankara’nın boş sokaklarında yürüyüp, gizli saklı düşlerimi paylaşmak isterim.</p>
<p>Yüksekçe bir mevkisine çıkıp, öylece şehrimi seyrederim. İnsanların uyuduğu bir saatte baş başa kalır, konuşurum onunla. Karşımda duruşunu sevgiliye benzetirim. Ne kadar çok vakit geçirirsem, o kadar şanslı sayarım kendimi&#8230;</p>
<p>Kış ne kadar güzel, ne görkemli görünür Seğmenlerden. Sabahın bu saatlerinde daha da bir ortaya çıkar Ankara. Gökyüzü ister istemez yüceleşir gözlerimde. Hiçleşirim&#8230; Kar, karanlığı aydınlatır, yıldızları kıskandıran parlaklığı ıpıl ıpıl oynaşır toprağın yüzeyinde. Biraz ötede beyaz sultanla kaynaşan çamlar başını göğe kaldırmış, dikilmektedir. Daha ötelerde ise, aydınlatılan Ankara sokakları vardır.</p>
<p>Duygulardan duygulara zıplıyor insan. Henüz gazetelerin dağıtılmadığı, horozların bile uyanmadığı saatlerde hayat uyurken, siz yaşıyorsunuz. Birde kuşlar erkencidir. Bayramdan kalma bir günün sabahına girer gibi, siftah ötüşlere gebe bekliyorsunuz. Hüzünlerin bekleme düğmesine basalı çok olmuştur. Biliyorum sizin böyle soğuk sabahlara ayıracak vaktiniz hiç yoktur.</p>
<p>Ama ben de tutku anlamında yapmıyorum bunu, lakin seviyorum şehrimi, öylece&#8230;</p>
<p>Galatlar da çok sevmiş bu şehri bir zamanlar, dosttan düşmandan kıskanır olmuşlar. Evet bu kavim güzel şehrimi sevmekte ve kıskanmakta nasılda haklı aslında. Kızılırmak boylarından başlayıp; Bolu dağlarına uzanan, kartalların yuva yaptığı görkemli yalçın kayaların dizildiği asil bir şehre sahip olmaktan bahsediyorum ben.</p>
<p>Ne muhteşem şey başkentte yaşamak!</p>
<p>Kimi şikayetçi ruhlar için çok soğuk, bekleyenler için sıkıcı, yas tutanlar için hüzünlü gibi görünse de, sevenleri için sonsuzluğu ifade eder Ankara. Zaman uçarak akar. Yeni günler, yeni yollar içinde çok şeyler yaşanır. Yeni bir yıla bambaşka hisler içinde uyanır.</p>
<p>Ankara’da yeni yıla girme duygusu kıpır kıpır eder insanı. Akşamı aydınlatan sokak lambaları, ağaçlara sarmalanan yaldızlı ışıklar, havanın kararmasıyla ısıtır yürekleri. İnsan, yeni yıla gireceğini sokakların hareketliliğinden anlar önce. Sonrası koşturmaca. Aralarda çığlık çığlığa aşk nameleri ulaşır kulağınıza. Bu seslerin aşklarına şahitlik edersiniz bir süre. İçinde aşk olunca şehir de bir başka renge bürünür hemen. Parçalı bulutlu havalar, engin bir coşku getirir ruhuna insanın. Çocukluğuna dönersin. Söylenmesi güç duyguları, yaşamaya başlarsın Ankara’da.</p>
<p>Hava kızarmaya başladı. Bu kızıllık, bu huzur, bu güzellik kanımı donduruyor.</p>
<p>O insansı düşünceleri, düşlerin rüyalarda kalışından bahsedemiyorum bu güzel saatlerde. Erken saatte uyanık olmanın ötesinde huzurun var oluşuna şahitlik etmenin keyfini çıkarıyorum. Sabahın bu saatinde uyku ne kadarda tatlı olur oysa. Ve uyku ne kadar tatlı gelirse gelsin insana, bu görkemli manzaranın karşısında o bile basitleşiyor kendince. Hiç bitmese bu güzellik, saatlerce takılı kalsam…</p>
<p>Şehir yavaş yavaş uyanıyor. Camilerden ezan sesleri yükselmeye başladı işte. Boş sokaklarda çınlayan ezan sesleri ruhuma her defasında pike attırıyor. Tüylerim diken diken istemeden.</p>
<p>Hava nasıl da soğuk, iliklerimi donduruyor adeta. Ama birazdan insanlar uyanacak herkes üzerine kalın giysilerini giyip, sokağa taşacak. Yaşama kurulu hayatlar arasında ruhum, güne merhaba diyen güneşle birlikte ısınmaya başlayacak.</p>
<p>Güneşte iyice belirdi gökyüzünde. Boz bulanık görüntüsü bedenimi henüz ısıtmaya yetmiyor. Bırrrrr epeyce kalmışım dışarıda. Üşüme duyguma engel olamıyorum.</p>
<p>Oooo!&#8230;</p>
<p>İşte uyandı şehir, hava iyice aydınlandı. Uzaklardan araba kornası çalınıyor kulağıma. Artık gitmeliyim. Sıcak yatağıma girip, bir iki saat uyumalıyım. Daha sonra güzel şehrimin aydın gününe, cıvıltılı koşuşturmasına karışmalıyım.</p>
<p>Hayat yeniden başlıyor yine.</p>
<p>Günaydın…</p>
<p><strong>Sevda Saime Esen</strong></p>
<div class="sexy-bookmarks sexy-bookmarks-expand sexy-bookmarks-bg-enjoy"><ul class="socials"><li class="sexy-mail"><a href="mailto:?subject=%22Ayr%C4%B1nt%C4%B1larda%20Ankara%22&amp;body=I%20thought%20this%20article%20might%20interest%20you.%0A%0A%22Sabah%20d%C3%B6rt%20k%C4%B1rk%20be%C5%9Fte%20uyand%C4%B1m.%20Bazen%20uykum%20ka%C3%A7ar%2C%20sabah%C4%B1n%20bir%20vakti%20dikiliveririm%20aya%C4%9Fa.%20%C4%B0%C3%A7imden%20evde%20olmak%20gelmez.%20Odan%C4%B1n%20i%C3%A7inde%20dolan%C4%B1r%20dururum.%20Ne%20m%C3%BCzik%20dinlerim%2C%20ne%20de%20kitap%20okurum.%20En%20sevdi%C4%9Fim%20%C5%9Feyi%20yapma%20iste%C4%9Fiyle%20%C3%A7%C4%B1lg%C4%B1na%20d%C3%B6nerim.%20Sabah%C4%B1n%20bu%20saatinde%20Ankara%E2%80%99n%C4%B1n%20bo%C5%9F%20soka%22%0A%0AYou%20can%20read%20the%20full%20article%20here%3A%20http://www.biryazar.com/yazilar/ayrintilarda-ankara.htm" rel="nofollow" class="external" title="Email this to a friend?">Email this to a friend?</a></li><li class="sexy-twitter"><a href="http://twitter.com/home?status=Ayr%C4%B1nt%C4%B1larda+Ankara+-+http://tr.im/HRCA+(via+@sevdasaimeesen)" rel="nofollow" class="external" title="Tweet This!">Tweet This!</a></li><li class="sexy-friendfeed"><a href="http://www.friendfeed.com/share?title=Ayr%C4%B1nt%C4%B1larda+Ankara&amp;link=http://www.biryazar.com/yazilar/ayrintilarda-ankara.htm" rel="nofollow" class="external" title="Share this on FriendFeed">Share this on FriendFeed</a></li><li class="sexy-facebook"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.biryazar.com/yazilar/ayrintilarda-ankara.htm&amp;t=Ayr%C4%B1nt%C4%B1larda+Ankara" rel="nofollow" class="external" title="Share this on Facebook">Share this on Facebook</a></li><li class="sexy-myspace"><a href="http://www.myspace.com/Modules/PostTo/Pages/?u=http://www.biryazar.com/yazilar/ayrintilarda-ankara.htm&amp;t=Ayr%C4%B1nt%C4%B1larda+Ankara" rel="nofollow" class="external" title="Post this to MySpace">Post this to MySpace</a></li><li class="sexy-stumbleupon"><a href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http://www.biryazar.com/yazilar/ayrintilarda-ankara.htm&amp;title=Ayr%C4%B1nt%C4%B1larda+Ankara" rel="nofollow" class="external" title="Stumble upon something good? Share it on StumbleUpon">Stumble upon something good? Share it on StumbleUpon</a></li><li class="sexy-delicious"><a href="http://del.icio.us/post?url=http://www.biryazar.com/yazilar/ayrintilarda-ankara.htm&amp;title=Ayr%C4%B1nt%C4%B1larda+Ankara" rel="nofollow" class="external" title="Share this on del.icio.us">Share this on del.icio.us</a></li><li class="sexy-google"><a href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=add&amp;bkmk=http://www.biryazar.com/yazilar/ayrintilarda-ankara.htm&amp;title=Ayr%C4%B1nt%C4%B1larda+Ankara" rel="nofollow" class="external" title="Add this to Google Bookmarks">Add this to Google Bookmarks</a></li><li class="sexy-comfeed"><a href="http://www.biryazar.com/yazilar/ayrintilarda-ankara.htm/feed" rel="nofollow" class="external" title="Subscribe to the comments for this post?">Subscribe to the comments for this post?</a></li></ul><div style="clear:both;"></div></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.biryazar.com/yazilar/ayrintilarda-ankara.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gaflet</title>
		<link>http://www.biryazar.com/yazilar/gaflet.htm</link>
		<comments>http://www.biryazar.com/yazilar/gaflet.htm#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Oct 2009 14:31:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>biryazar</dc:creator>
				<category><![CDATA[1 Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.biryazar.com/?p=638</guid>
		<description><![CDATA[“Bahçesinde çiçek yetiştiren adam, çiçekten bir şey bekler mi? Adam yetiştiren insan da, çiçek yetiştirendeki duygularla hareket etmelidir. Ancak, bu tarzda düşünen ve çalışan adamlardır ki; ülkelerine ve milletine ve bunların geleceğine yararlı olabilir. Ancak kendilerinden sonrakileri düşünebilenler, milletlerini yaşamak ve ilerlemek olanaklarına kavuştururlar. Kendisi gidince ilerleme ve hareket durur sanmak bir gaflettir.
Mustafa Kemal Atatürk”
İnsanoğlu’nun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p style="text-align: right;"><em>“Bahçesinde çiçek yetiştiren adam, çiçekten bir şey bekler mi? Adam yetiştiren insan da, çiçek yetiştirendeki duygularla hareket etmelidir. Ancak, bu tarzda düşünen ve çalışan adamlardır ki; ülkelerine ve milletine ve bunların geleceğine yararlı olabilir. Ancak kendilerinden sonrakileri düşünebilenler, milletlerini yaşamak ve ilerlemek olanaklarına kavuştururlar. Kendisi gidince ilerleme ve hareket durur sanmak bir gaflettir.</em></p>
<p style="text-align: right;"><strong><em>Mustafa Kemal Atatürk”</em></strong></p>
<p><span id="more-638"></span>İnsanoğlu’nun isteyip de üstesinden gelemeyeceği şey yoktur diye düşünüyorum. Yeter ki, onu, hayata armağan etmeyi istesin. Bu durum bile bir isteği yerine getirmek için geçerli sebeplerden sayılabilir. Bir şeyi istemek ve onun için gerekli mücadeleyi vermek, başarının büyük bir bölümünü içinde gizlemektedir. İlkin çetin koşulları düşünme süreci kişiyi zorlasa da, bütün benliğini saran karar mekanizması devreye çoktan girdiyse, sonuca ulaşmak kaçınılmazdır. Bundan sonrası yaşayacağı her şeye rağmen ileriye doğru yürümektir.</p>
<p>Atatürk’ün; “Ordular… İlk hedefiniz Akdenizdir ileri&#8230;” emri, bahsetmeye çalıştığım konuyla dolaylı yoldan ilgili olsa da, bu durumu desteklediği bir gerçektir. Ulu Önderimiz, ileriye yönelik attığı adımlar ve aldığı kararlar ile her zaman mucizelere imza atmıştır. Ülkesi için çok çalışıp, sayısız uykusuz geceler geçirmiştir.</p>
<p>Peki, bunca yorgunluk, bunca uykusuzluk, bunca mücadele kim ya da kimler içindi? Mücadele hangi amaçları barındırıyordu? Her şey bir çıkar üzerine kurulu olsaydı eğer, bu işten en çok kimin çıkarı olabilirdi?</p>
<p>Bu soruları daha da çoğaltıp, sorabiliriz kendimize. Çok sayıda kazanılan zaferi, çok sayıda yapılan yeniliği ve bir ülkeyi sıfır noktasından ileri seviyelere taşımayı, bireysel bir çıkar ya da kazanç olarak görmek, hem büyük bir haksızlık, hem de büyük bir saygısızlık olsa gerek diye düşünüyorum.</p>
<p>Bahçesinde çiçek yetiştiren adam nasıl çiçekten bir şey beklemezse, Atatürk’te ülkesi için zaferler kazanırken hiçbir şey beklememiş. Kişisel çıkarlar peşine düşüp, yalnızca kendini düşünme gafletinde bulunmamış. Ülkesine ve kendinden sonra gelecek nesillere güzel bir ülke armağan etmiş.</p>
<p>Düşünüyorum da, ne çok eksiği var bizlerin. Aynaya baktıkça hayıflanıyorum kendimce. Bir yaşamı onurlu bitirebilmek çok zor olmasa gerek. Ya da zor durumda olana el uzatmak, o kadar güç bir iş olmamalı diye düşünmeden edemiyorum.  Bir şeyi beklemeden vermek, kazanılan başarıyı alkışlamak meşakkatli bir halmiş gibi görünüyor günümüzde.</p>
<p>Ne hikmettir ki, televizyonda dürüstlük yapan birini gördüğümüzde şaşırarak izler hale geldik malesef.</p>
<p>Yüzlerce şey soruyorum kendime, ama birçoğu yanıtsız kalıyor beynimde. Böylesi güzel bir ülkede, böylesi güzel tarihi olan ve böylesi güzel zaferler kazanan bir ceddin torunları olarak bizler nasıl bu hale geldik?</p>
<p>Bizler, bahçesinde çiçek yetiştiren adam gibi olamayacak mıyız?</p>
<p><strong>Sevda Saime Esen</strong></p>
<div class="sexy-bookmarks sexy-bookmarks-expand sexy-bookmarks-bg-enjoy"><ul class="socials"><li class="sexy-mail"><a href="mailto:?subject=%22Gaflet%22&amp;body=I%20thought%20this%20article%20might%20interest%20you.%0A%0A%22%E2%80%9CBah%C3%A7esinde%20%C3%A7i%C3%A7ek%20yeti%C5%9Ftiren%20adam%2C%20%C3%A7i%C3%A7ekten%20bir%20%C5%9Fey%20bekler%20mi%3F%20Adam%20yeti%C5%9Ftiren%20insan%20da%2C%20%C3%A7i%C3%A7ek%20yeti%C5%9Ftirendeki%20duygularla%20hareket%20etmelidir.%20Ancak%2C%20bu%20tarzda%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCnen%20ve%20%C3%A7al%C4%B1%C5%9Fan%20adamlard%C4%B1r%20ki%3B%20%C3%BClkelerine%20ve%20milletine%20ve%20bunlar%C4%B1n%20gelece%C4%9Fine%20yararl%C4%B1%20olabilir.%20Ancak%20kendilerinden%20%22%0A%0AYou%20can%20read%20the%20full%20article%20here%3A%20http://www.biryazar.com/yazilar/gaflet.htm" rel="nofollow" class="external" title="Email this to a friend?">Email this to a friend?</a></li><li class="sexy-twitter"><a href="http://twitter.com/home?status=Gaflet+-+http://tr.im/EL0f+(via+@sevdasaimeesen)" rel="nofollow" class="external" title="Tweet This!">Tweet This!</a></li><li class="sexy-friendfeed"><a href="http://www.friendfeed.com/share?title=Gaflet&amp;link=http://www.biryazar.com/yazilar/gaflet.htm" rel="nofollow" class="external" title="Share this on FriendFeed">Share this on FriendFeed</a></li><li class="sexy-facebook"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.biryazar.com/yazilar/gaflet.htm&amp;t=Gaflet" rel="nofollow" class="external" title="Share this on Facebook">Share this on Facebook</a></li><li class="sexy-myspace"><a href="http://www.myspace.com/Modules/PostTo/Pages/?u=http://www.biryazar.com/yazilar/gaflet.htm&amp;t=Gaflet" rel="nofollow" class="external" title="Post this to MySpace">Post this to MySpace</a></li><li class="sexy-stumbleupon"><a href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http://www.biryazar.com/yazilar/gaflet.htm&amp;title=Gaflet" rel="nofollow" class="external" title="Stumble upon something good? Share it on StumbleUpon">Stumble upon something good? Share it on StumbleUpon</a></li><li class="sexy-delicious"><a href="http://del.icio.us/post?url=http://www.biryazar.com/yazilar/gaflet.htm&amp;title=Gaflet" rel="nofollow" class="external" title="Share this on del.icio.us">Share this on del.icio.us</a></li><li class="sexy-google"><a href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=add&amp;bkmk=http://www.biryazar.com/yazilar/gaflet.htm&amp;title=Gaflet" rel="nofollow" class="external" title="Add this to Google Bookmarks">Add this to Google Bookmarks</a></li><li class="sexy-comfeed"><a href="http://www.biryazar.com/yazilar/gaflet.htm/feed" rel="nofollow" class="external" title="Subscribe to the comments for this post?">Subscribe to the comments for this post?</a></li></ul><div style="clear:both;"></div></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.biryazar.com/yazilar/gaflet.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gecenin Öteki Yüzü</title>
		<link>http://www.biryazar.com/yazilar/gecenin-oteki-yuzu.htm</link>
		<comments>http://www.biryazar.com/yazilar/gecenin-oteki-yuzu.htm#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Oct 2009 11:56:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>biryazar</dc:creator>
				<category><![CDATA[1 Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[bugün]]></category>
		<category><![CDATA[geçmiş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.biryazar.com/?p=607</guid>
		<description><![CDATA[Yıldızlar tebessüm ediyor, gökyüzünde ay, gecenin hükümdarlığına soyunmuş, bunu ilan ediyordu sanki&#8230; Etrafta yine sessizlik kol geziyordu. Sıkıcı sessizliğin içinde tek canlı gibi görünen Ömer usta, gülen geceye tezat, suratsızlığının kıvamını yakalamış gibiydi. Herkes gibi, normal bir işe sahip olmayışı, düşüncelerinin diğer insanlara göre, farklı bir noktada yoğunlaşmasına neden oluyordu. Gerçekler, yalnızca Ömer ustanın elini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Yıldızlar tebessüm ediyor, gökyüzünde ay, gecenin hükümdarlığına soyunmuş, bunu ilan ediyordu sanki&#8230; Etrafta yine sessizlik kol geziyordu. Sıkıcı sessizliğin içinde tek canlı gibi görünen Ömer usta, gülen geceye tezat, suratsızlığının kıvamını yakalamış gibiydi. Herkes gibi, normal bir işe sahip olmayışı, düşüncelerinin diğer insanlara göre, farklı bir noktada yoğunlaşmasına neden oluyordu. <span id="more-607"></span>Gerçekler, yalnızca Ömer ustanın elini tutuyor, onu farklı bir yerlere çekmeye çalışıyordu. Terkedilmişliğin derin hüznü, ruhunu tir tir titretiyor ve o da zaman zaman anlamsız bulduğu hisler içinde demlenmeye bırakıyordu kendini&#8230;</p>
<p>Karmakarışık duyguların beynine nüfuz etmesi, dünyaya karşı hissettiği yabancılaşmayı daha da arttırıyordu. Evet, çok, çok uzaklarda kalmış bir ruhun yorgun haykırışı yankılanmadan var gücüyle geri dönmüştü. Yalnızdı&#8230; Mutsuzdu&#8230;</p>
<p>Gençliğinin eşiğinde başladığı mermer ustalığı, ilk günkü heyecanı vermiyordu artık Ömer ustaya!.. Düşüncelerini süsleyen çok farklı hayalleri vardı. En güzel oymaları, mermerden büst ve heykelleri o yapacak, tüm dünyaya adını duyuracaktı. Büyük bir sanatçı olma isteğiyle çarpan kalbi, kurduğu olağanüstü düşleriyle ortak bir anlaşma imzalamış gibiydi.</p>
<p>Hayat içerisinde yaşadığı hayal kırıklıkları yaşamındaki çok şeyi değiştirmiş, hayalleri, büyük sanatçı olma isteği, uğursuz bir elin onu itelemesiyle kenara fırlatmıştı sanki&#8230; O, şimdi büyük bir mezarlık mermercisi(!), geceleri koruyan koca yürekli bir mezarlık bekçisiydi. İnsanların, gündüzün aydınlığında bile gitmekte ürktüğü bu mekanı, gecenin karanlığında kendisine mesken tutmuştu.</p>
<p>Çevresinde, aksi, babacanlıktan uzak, geçimsiz bir adam olarak tanınırdı. İnsanlarla yaşadığı çatışmaları çoktu. Yalnızlığını ve mutsuzluğunu paylaşmaktan hoşlanmayan, hatta bunların keşfedilmesini istemeyen bir ruh hâli içerisindeydi. İnsanlardan uzaklaşmak adına kabul ettiği mezarlık bekçiliğini de bu yüzden sürdürmekteydi. Dış dünyayı dışarıda bırakmış olarak yaşamak, her şeye rağmen ona iyi geliyordu.</p>
<p>Ölümün bu kadar yakınında bulunmak onu ürkütmüyordu. Tam tersine seçme hakkını kendinde daha güçlü hissediyor, odasının penceresinden izlediği yüzlerce mezarı bilinmedik evrende başka bir âleme yolculuk olarak düşlüyordu. İçsel yalnızlığının tek arkadaşı ise uykuya daldığında rüyasına giren Vedat Can’ın ruhuydu. Vedat Can, her Salı Ömer ustanın rüyasına girer, onunla saatlerce sohbet eder, sabahın ilk ışıklarında da öteki âleme geri dönerdi.</p>
<p>Gece, ağır ağır yoğunlaşan sisli bir havaya bürünüyordu. Kalabalık gürültülerden yoksun bir dinginlik, verdiği huzur ile tarifsiz çağrışımlara vesile oluyordu. Ömer ustanın, farkında olmadan ruhuna geçiş yapan bu gizli dokunuş, zaman ilerledikçe kendini daha çok gösteriyor, olağanüstü bir hissin hazzı ile yüreğini kabartıyordu.</p>
<p>Gece yarısı olmuş ve Ömer usta yapmak zorunda olduğu rutin güvenlik turlarından birine yine çıkmıştı. Her zaman hızlı adımlarla mezarların arasından çok çabuk geçen Ömer usta, bu sefer adımlarında bir zafiyet varmış gibi dolaşıyordu. Ayakları onu, gezinti ötesinde başka bir yolculuğa götürmek istercesine hareket ediyordu sanki&#8230;</p>
<p>Kapkara bir gecede mezarların arasında olmak bir süredir ona, rahatsızlıktan öte huzur veriyordu. Anormal saydığı işini de, ilk zamanlarda olduğu gibi yüksünmeyle kabul etmiyordu artık&#8230; İçten içe hissettiği yalnızlık duygusu da, bu giz dolu gecede mutsuzluğuna gölge gibi görünmüyordu sanki&#8230; Tarif edemediği duyguların eşliğinde mezarlar arasında dolanırken duyduğu &#8220;hey baksana, hey baksana&#8221; diyen sesin gizemli gecedeki yankılanışı onun, bir anda irkilmesine neden olmuştu. Arkasına dönüp baktı. Kimsecikler yoktu. &#8220;Gaipten sesler duymaya başladım galiba&#8221; diye kendi kendine söylendi. Bir süre daha yürümeye devam etti. &#8220;Hey, bastığın yere dikkat etsene!&#8221;, &#8220;Hey, sana söylüyorum. Bastığın yere dikkat etsene!&#8221; diyen o ses, yine yankılandı kulaklarında&#8230; Etrafına bakındı, arkasına döndü kimsecikler yoktu. Ellerini kulaklarına götürüp, işaret parmağı ile silkeler gibi yaptı. &#8220;Duymadın mı beni? Salak salak kulaklarını temizlemeyi bırak da, bastığın yere dikkat et!&#8221; dedi o ses yine&#8230; Karanlıkta in cin top oynarken, Ömer ustanın bastığı yeri görmesi imkansız gibiydi. Ama o, yine de tüm dikkatini ayakları üzerinde yoğunlaştırarak gözlerini bastığı yere yöneltti. Bir kabarıklığın üzerinde durduğunu fark etti. İrkildi bir anda, &#8220;ne yani&#8221; diye söylendi. &#8220;Hayır, olamaz böyle bir şey&#8221; diye mırıldandı. Geriye doğru birkaç adım attıktan sonra, şaşkın şaşkın etrafına bakınmaya devam etti. &#8220;Sağ ol&#8221; diyen o sesi, yine duydu. &#8220;Kim konuşuyor?&#8221; diye seslendi gecenin içine&#8230; &#8220;Ben konuşuyorum, yani bastığın toprağın altında yatan bedenin ruhu!&#8221; diye karşılık verdi. Ömer usta, &#8220;Ama nasıl olur böyle bir şey?&#8221; diye söylendi. &#8220;Oluyor işte.&#8221; diye yeniden o ses, yanıt vererek sözlerine devam etti.</p>
<p>&#8220;Uzun zamandır bu mezarlığın bekçiliğini yapıyorsun. Geldiğin günden bu yana seni izlemekteyim. Düşüncelerini, duygularını ve kırgın yalnızlığını biliyorum.&#8221; dedi. &#8220;Aslında, şu anda seninle gerçekleştirmiş olduğum bu iletişimi, geldiğin günlerde kurmayı düşünmüştüm. Ama korkup, kaçabileceğin duygusuyla bundan, daha sonra vazgeçtim. Dünyadan kopuk, huysuz bir insan gibi görünmen ve çevredeki insanlarca, aksi adamın biri diye tarif edilmen sana karşı olan ilgimi ilerleyen zamanda daha da çok arttırdı.&#8221; sözlerini &#8220;adım Vedat Can, 16 yaşında bir trafik kazasında hayatımı kaybettim.&#8221; diyerek sürdürdü. Ömer usta çenesi kilitlenmiş gibi, olduğu yerde donup kalmıştı. İnanamıyordu. Silkinir gibi yaptı. Toparlanmaya çalışırcasına, hızlı atan kalp atışlarını duymama cesareti göstererek, &#8220;gitme zamanı geldi&#8221; diye mırıldandı. Yavaş adımlarla sessiz sedasız oradan uzaklaşmak istiyordu. Gizli duvarların arasından geçen bir güç, sanki ensesinin dibinde nefes alıp veriyordu. Son derece anlamsız, karmakarışık düşüncelerin arasında bir düş gördüğünü düşünüyordu. Ama uyanıktı. Peki bu nasıl bir düştü o zaman? Bekçi kulübesine doğru yürürken Vedat Can´ın gerçek olup olmadığını idrak etmeye çalışıyordu. Sona ermek üzere olan bir zamanın süreci başlamış olabilir miydi? Evet, evet öyle olmalıydı. Bu ses, ona bir şeylerin mesajını vermek için kendini duyurmuştu. Ömer usta, çevresinde dönüp duran bu garip gecenin, kulübesinden içeri girdiğinde de devam edeceğinden habersiz, uyuşuk bir vücudun yorgunluğu ile yatağına uzandı. Az sonra da gözleri, uykuya yenik düşerek kapandı.</p>
<p>Gecenin ilerleyen saatlerinde sessizliği yaran bir gıcırtıyla kapı açıldı. İçeri, şişman, kısa boylu, patlak yeşil gözlü bir çocuk girdi. Ömer ustaya, &#8220;Beni bir düş sanıyorsun biliyorum. Ama ben bir düş değilim. Lakin şu anda senin düşündeyim.&#8221; diye konuştu. Düşlerin içinde konuşmak daha rahattı, karşındakine dokunmak istesen de dokunamıyordun belki ama, onu rahatça görebilme yetisine sahip olabiliyordun. İşte Ömer ustada öyle bir düşün içindeydi. Bunlara inanmak için güçlük çekse de duyduğu ses, şu anda gördüğü düşün içindeki insandan geliyordu ve dışarıdaki sesin aynısıydı. Evet, bu, bu düşündeki çocuk, &#8220;ben Vedat Can&#8221; diyen çocuğun sesiydi.</p>
<p>Ömer usta, şaşkınlığını atmaya çalışarak, biraz da çekinerek Vedat Can ile konuşmaya başladı az sonra&#8230; &#8220;Küçük yaşta yaşamını yitirmen, açık söylemeliyim ki beni bir hayli üzdü. Yaşam ne kadar zorlu bir yarış gibi görünse de güzeldir.&#8221; dedi. Vedat Can, &#8220;Evet yaşadığım süre içinde, yaşamak bana da güzel geliyordu. Tâ ki, ölümü tattığım o güne kadar&#8230; Dünyadan başka bir âleme geçtiğinizi anlamak çok uzun sürmüyor. Bedensizliğin ötesinde, sonun başlangıcında yeni bir ufka kapı aralıyorsunuz. Yeryüzünde ölümlere anlam veremeyen insanoğlu, bu yok oluştan korkacak kadar âciz, akıl yürütemeyecek kadar kör ve gülünç yaşıyorlar oysa&#8230;&#8221; dedi. Bu yorumlar bir çocuğun taşıyabileceği düşüncelerden öte, bilgece sözlerdi. Nasıl oluyordu da, 16 yaşındaki bir çocuk böylesi engin düşünceleri kendinin edindiği elli yıllık tecrübeyle konuşabiliyordu. Vedat Can, Ömer ustanın düşüncelerini, ruhlara has düşünce okuma yetisiyle az sonra yanıtladı. &#8220;Şu anda karşında bir çocuğun bedenini görüyorsun. Lakin, öldükten sonra ruhlar arasında çocuk ruhu, yetişkin ruhu ya da yaşlı ruhu diye bir tanımlama yoktur. Yani ruhların yaşı yoktur. Tıpkı meleklerin cinsiyetinin olmayışı gibi&#8230; Çocuk görünümde bir yetişkin gibi konuşmam, seni yanılgıya düşürdü bir an, farkındayım. Ancak, ölmeden evvel sahip olduğum beden ile sana görünebilirim, daha fazlası mümkün değil.&#8221; diye devam ettiği konuşmasını &#8220;Yaşamdan sonra ölümün gizini çözmüş bir ruh olarak karşındayım. Düşüncelerim, seni hayrete düşürmesin.&#8221; diye tamamladı.</p>
<p>Ölümü bu kadar huzur verici bir gülümsemeyle karşılayabileceğini hiç düşünmemişti Ömer usta. Korkuların, beş para etmeyen yersiz çelişkilerin, boşluktaki anlamsız görüntülerden farkı yoktu şu anda&#8230; Vedat Can, yaşamın içindeki gerçeği çözdüğünü zanneden Ömer ustaya, avunmaktan öteye gidebileceğini göstermişti. Dünyaya yabancılaşmanın, insanlardan uzaklaşmanın, kağıt üzerinde anlatılan ya da yaşanan terk edilişlerin hüznünü yersizce sindirmenin yanlışlığını sunmuştu bir anlamda da&#8230;</p>
<p>Ömer usta, içindeki sesle yaptığı konuşmayı bitirdiğinde Vedat Can´ın gittiğini fark etti. Oysa, söylemek istediği birçok şey vardı, onları tamamlayamamadan Vedat Can´ı yitirmiş olmak, tuhaf bir duygu akışında sürüklenmesine neden olmuştu. Ama içinden bir ses, onun, yakında kendisini yine ziyaret edeceğini, ruhunu güzel yolculuklara götüreceğini söylüyordu. Bu denli içsel bir çağrıyı duyumsamak farklı bir heyecan dalgasının vücudunda yayılmasına neden olmuştu.</p>
<p>Bundan sonraki günlerde Vedat Can ile Ömer usta bir Salı gecesi yine görüştüler. Bu görüşmeyi diğer Salı ve ondan sonraki Salılar takip etmeye başladı. Artık, her Salı gecesi onların sohbet gecesi olmuştu. Ömer usta, Vedat Can ile olan dostluğuna öylesine bağlanmıştı ki, her görüşmelerinde farklı bir dünyanın, farklı bir kapısının aralandığını düşünüyor, ölüm duygusunu bile akraba bir duygu gibi algılıyordu.</p>
<p>Hayat, bir sonun başlangıcında Ömer ustaya merhaba diyerek kapılarını aralamıştı. Geçmişe dönmenin imkansızlığı, artık yaralarını kanatmıyor, yeni dünyasına açılan pencere ise korkudan uzak hissettiği ölümü, yeni bir doğuş gibi gecenin öteki yüzünde ona sunuyordu.</p>
<p><strong>Sevda Saime Esen</strong></p>
<div class="sexy-bookmarks sexy-bookmarks-expand sexy-bookmarks-bg-enjoy"><ul class="socials"><li class="sexy-mail"><a href="mailto:?subject=%22Gecenin%20%C3%96teki%20Y%C3%BCz%C3%BC%22&amp;body=I%20thought%20this%20article%20might%20interest%20you.%0A%0A%22Y%C4%B1ld%C4%B1zlar%20tebess%C3%BCm%20ediyor%2C%20g%C3%B6ky%C3%BCz%C3%BCnde%20ay%2C%20gecenin%20h%C3%BCk%C3%BCmdarl%C4%B1%C4%9F%C4%B1na%20soyunmu%C5%9F%2C%20bunu%20ilan%20ediyordu%20sanki...%20Etrafta%20yine%20sessizlik%20kol%20geziyordu.%20S%C4%B1k%C4%B1c%C4%B1%20sessizli%C4%9Fin%20i%C3%A7inde%20tek%20canl%C4%B1%20gibi%20g%C3%B6r%C3%BCnen%20%C3%96mer%20usta%2C%20g%C3%BClen%20geceye%20tezat%2C%20surats%C4%B1zl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1n%20k%C4%B1vam%C4%B1n%C4%B1%20yakalam%C4%B1%C5%9F%20gibiydi.%20Her%22%0A%0AYou%20can%20read%20the%20full%20article%20here%3A%20http://www.biryazar.com/yazilar/gecenin-oteki-yuzu.htm" rel="nofollow" class="external" title="Email this to a friend?">Email this to a friend?</a></li><li class="sexy-twitter"><a href="http://twitter.com/home?status=Gecenin+%C3%96teki+Y%C3%BCz%C3%BC+-+http://tr.im/EfW1+(via+@sevdasaimeesen)" rel="nofollow" class="external" title="Tweet This!">Tweet This!</a></li><li class="sexy-friendfeed"><a href="http://www.friendfeed.com/share?title=Gecenin+%C3%96teki+Y%C3%BCz%C3%BC&amp;link=http://www.biryazar.com/yazilar/gecenin-oteki-yuzu.htm" rel="nofollow" class="external" title="Share this on FriendFeed">Share this on FriendFeed</a></li><li class="sexy-facebook"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.biryazar.com/yazilar/gecenin-oteki-yuzu.htm&amp;t=Gecenin+%C3%96teki+Y%C3%BCz%C3%BC" rel="nofollow" class="external" title="Share this on Facebook">Share this on Facebook</a></li><li class="sexy-myspace"><a href="http://www.myspace.com/Modules/PostTo/Pages/?u=http://www.biryazar.com/yazilar/gecenin-oteki-yuzu.htm&amp;t=Gecenin+%C3%96teki+Y%C3%BCz%C3%BC" rel="nofollow" class="external" title="Post this to MySpace">Post this to MySpace</a></li><li class="sexy-stumbleupon"><a href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http://www.biryazar.com/yazilar/gecenin-oteki-yuzu.htm&amp;title=Gecenin+%C3%96teki+Y%C3%BCz%C3%BC" rel="nofollow" class="external" title="Stumble upon something good? Share it on StumbleUpon">Stumble upon something good? Share it on StumbleUpon</a></li><li class="sexy-delicious"><a href="http://del.icio.us/post?url=http://www.biryazar.com/yazilar/gecenin-oteki-yuzu.htm&amp;title=Gecenin+%C3%96teki+Y%C3%BCz%C3%BC" rel="nofollow" class="external" title="Share this on del.icio.us">Share this on del.icio.us</a></li><li class="sexy-google"><a href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=add&amp;bkmk=http://www.biryazar.com/yazilar/gecenin-oteki-yuzu.htm&amp;title=Gecenin+%C3%96teki+Y%C3%BCz%C3%BC" rel="nofollow" class="external" title="Add this to Google Bookmarks">Add this to Google Bookmarks</a></li><li class="sexy-comfeed"><a href="http://www.biryazar.com/yazilar/gecenin-oteki-yuzu.htm/feed" rel="nofollow" class="external" title="Subscribe to the comments for this post?">Subscribe to the comments for this post?</a></li></ul><div style="clear:both;"></div></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.biryazar.com/yazilar/gecenin-oteki-yuzu.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yanlış Anlaşılmak</title>
		<link>http://www.biryazar.com/yazilar/yanlis-anlasilmak.htm</link>
		<comments>http://www.biryazar.com/yazilar/yanlis-anlasilmak.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Sep 2009 11:59:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>biryazar</dc:creator>
				<category><![CDATA[1 Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[﻿yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.biryazar.com/?p=579</guid>
		<description><![CDATA[Eşi-benzeri olmayan bir dünya hepimizi kucaklıyor. Başlangıçta ne bir boşluk, ne bir mutsuzluk hakimdir hayatımızda. En müthiş, en güçlü ve en masum duyguları giyen ruhumuz, kendini bir bedene hediye eder sonra. Bedenimiz, onu çevreleyen nice duygu ve düşünceler arasında dolup taşarak pek çok boşluğu yarıp, geçer. Bir çift göz en güzel bakışlarını yüce bir varlığın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Eşi-benzeri olmayan bir dünya hepimizi kucaklıyor. Başlangıçta ne bir boşluk, ne bir mutsuzluk hakimdir hayatımızda. En müthiş, en güçlü ve en masum duyguları giyen ruhumuz, kendini bir bedene hediye eder sonra. <span id="more-579"></span>Bedenimiz, onu çevreleyen nice duygu ve düşünceler arasında dolup taşarak pek çok boşluğu yarıp, geçer. Bir çift göz en güzel bakışlarını yüce bir varlığın gücüyle yaşama karşı açar bir zaman sonra. Başlangıç ağlama sesleriyle yükselse de hayata, mutluğun gözyaşları kalbin merkezine doğru keyifle beklemeksizin ilerler.</p>
<p>Demir gibi sağlam duygu ve düşüncelerle hayata başlayan bizler, daha sonra bir gedik açarız hayatın bir yerine. Doğru yerde olsak da, olmasak da açtığımız gediğin büyümesine hız kazandırmadan edemeyiz. En basit iletişim şeklimizi dahi ağır zihin yorgunluklarına hapsederiz. Boğum boğum olabilecek ne kadar çetrefilli yol varsa bulup, gireriz kapısından içeri. Sonra da aslında bu böyle değildi demekten kendimizi alamayız. Düzeltmeye çalıştıkça da batarız en dibe. Anlattıkça balçıkla bulanır her yanımız, daha bir karmaşıklaşırız elimizde olmadan. Sonra olmadığımız birini sunarız karşımızdakine. Düzelt ki, düzelebilsin her şey.</p>
<p>Ne kötü şeydir yanlış anlaşılmak, o yanlışlığın içinde anlatamadıkça kıvrana kıvrana yaşamak. Bu bir kusurdur ve böylesi bir kusurda bazen bir insanın dünyevi hayatını baştan sonra etkiler, zehir eder istemeden. Hem esnek, hem dayanıklı bireyler bulmanın zorluğu malumlarınızdır. Herkes başka yorgunluk istemez hayatında. Kendilerince haklıdırlar aslında, ama bir kılıç kadar keskin gerçekleri göz ardı etmekte imkansızdır. Ne kadar iyi işitirsek işitelim, sürünerek yürüyen bir böceği fark edemeyecek durumlar yaşayabiliriz. Yanlış bir davranış ya da ifadenin yarattığı dalga içine içine çeker bizi. Bir deri bir kemik kalan içselliğimiz, başlangıçta demir gibi dayanıklı kişiden çok ama çok uzağa gitmiştir.</p>
<p>Buzlarımızın çözüldüğü bazı zamanlarda yaparız bu çeşit davranışları. Toprağın kokusuna karışmadan kimi duygular, karşımızdakinin ruhuna çoktan sinip yer etmiştir bile. Türlü türlü düşünce patlamaları yaşatır, kendine özgü fikirlerin gelişmesine sebep oluruz. Ne anlamsız görüşler başkalaşarak çatışmalar yaşamaya başlar. Öyle mi, ya da böyle mi söylemlerine sık sık merak karışır çeviklik içinde. Geçen bir zamanın içine ikinci kez karıştığımızda ise, tam her şeyi düzeltmeyi amaçlamışken yeni yeni yanlış anlamalara sebep oluveririz. Sonra da bir çuval inciri mahvetmiş olarak buluruz kendimizi. Ne yaparsak yapalım, yeni bir batışa sebep olmanın verdiği rahatsızlık ile olağanüstü bir duygu kıyımını yaşarız içimizde.</p>
<p>Bu kadar zorlamalı mıyız her şeyi? Basit bir durumu anlayış içinde karşılayıp, yeni bir şans vererek kusursuzlaştırmak en güzeli değil midir? İnsan olarak derin ve esrarlı duyguları şiddetli bazı dönemlerde yaşamış olabiliriz. Demir gibi sağlam duygu ve düşünceler doğuştan gelen en önemli özelliğimiz ise, zararsız ve tehlikesiz bir davranışı yersiz alıkoymalardan uzak tutamaz mıyız?</p>
<p>Bir insanın bir insana kendisini anlatmasının, bu kadar zor olmaması gerektiğine inanmaktayım. İnsan, ya izin vermediğinde, ya anlamak istemediğinde ya da anlatım eksikliği olması halinde böylesi şeylere gebe kalır. Bazen gününde olmayabilir kişi ya da kişiler. Ya anlamak için, ya da anlatmak için yanlış bir günün içine sıkışıp kalınmıştır. Hatırlatmak isterim ki, konuşmakta en az yazmak kadar kolay bir iş değildir. Öylesine konuşup yaşamak ile, içine bir anlamı sığdırmak adına yapılan konuşma ile yaşam arasında büyük farklar vardır. Kısır ve verimsiz bir anlatım yanlış anlaşılmanın karşısında dimdik duramaz asla. İfade eksikliğinin içinde sabun misali eridikçe erir hemen her şey.</p>
<p>Geçenlerde yaşanan İstanbul sel baskınını kimsenin unuttuğunu sanmıyorum. Birçok insan ya hayatını kaybetti, ya da ciddi yaralar aldı. Hem manevi, hem de maddi anlamda açılan büyük yarıklar insanlara üst üste darbeler vurdu. Olanların korku ve şaşkınlığını üzerinden atamayan kişiler mücadele halindeydiler. Bir başka taraftan ise tüm bu olanları hafife alırcasına davranan bir kısım insan, ortalığa saçılan bazı ürünleri yağmalamanın derdine düşmüştü. Televizyonda bu olanları izlerken duyduğum tarifsiz utanç, insanlığımızın hangi seviyelere düştüğünü acı ve öfkeye karışan duyguları birlikte harmanladı yüreğime. Kameranın önünde etrafına kızgınlık içinde konuşan bir bey şu sözleri dile getiriyordu: “Arkadaşlar yapmayın! Biz böyle bir millet değiliz” diyordu. Tam anlamıyla sözün bittiği yer burasıydı benim için.</p>
<p>Aynı acımasız duygulara gömülüp, bahsi geçen konumuzla bu durumu bir kefeye koymak niyetinde değilim. Ancak, hayatın olduğu gibi her şeyin başlangıcı onun nasıl devam ettiğiyle ilintilidir. Tipik bir çatlak geminin batmasına nasıl sebep olur ise, basit bir yanlış anlamanın nelere mal olacağını kimse bilemez.</p>
<p><strong><em>“Biz bu değiliz!..”</em></strong></p>
<p>Burada korkunç duygu ve düşüncelerden bahsetmiyorum. En basit halimizle yaptığımız, en basit hatalarımız biraz da anlatmaya çalıştığım. Bu ipin ucunu kestirebildiğimiz en başnoktadan yakalayabilirsek eğer, aylarca ya da yıllarca sürecek boşa geçecek zamanları kazanmış ya da kazandırmış olacağız. Tek seferlik sürdürülen bir hayat içinde armağan edilen zamanlar, insana sunulan en büyük ödüldür bence.</p>
<p>Şimdi lütfen bu durumu yeniden gözden geçirelim. Günümüze dönüp, bir kez olsun kendimize bakmayı deneyelim. Neyi, ne kadar doğru anladığımız kısmını tekrar irdeleyip, varsa böylesi basit konumlar, onları sıfırlayalım. Suyun sıcaklığını ısıtmak yerine soğutmayı, gergin yanakları daha fazla germektense yumuşatmayı seçelim hep birlikte. Birçoğumuz için yanlış anlamaların önemi yoktur belki de. Gerçekten de bu bazı anlarda önemini yitirebilir. Fakat unutmayalım ki, bazılarımız için önemsenmeyecek durumlar, bir başkası için büyük önem arz edebilir.</p>
<p>Zira, iyi ve kaliteli yaşamanın en birincil şartı biraz da bundan ibarettir.</p>
<p><strong>Sevda Saime ESEN</strong></p>
<div class="sexy-bookmarks sexy-bookmarks-expand sexy-bookmarks-bg-enjoy"><ul class="socials"><li class="sexy-mail"><a href="mailto:?subject=%22Yanl%C4%B1%C5%9F%20Anla%C5%9F%C4%B1lmak%22&amp;body=I%20thought%20this%20article%20might%20interest%20you.%0A%0A%22E%C5%9Fi-benzeri%20olmayan%20bir%20d%C3%BCnya%20hepimizi%20kucakl%C4%B1yor.%20Ba%C5%9Flang%C4%B1%C3%A7ta%20ne%20bir%20bo%C5%9Fluk%2C%20ne%20bir%20mutsuzluk%20hakimdir%20hayat%C4%B1m%C4%B1zda.%20En%20m%C3%BCthi%C5%9F%2C%20en%20g%C3%BC%C3%A7l%C3%BC%20ve%20en%20masum%20duygular%C4%B1%20giyen%20ruhumuz%2C%20kendini%20bir%20bedene%20hediye%20eder%20sonra.%20Bedenimiz%2C%20onu%20%C3%A7evreleyen%20nice%20duygu%20ve%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCnceler%20aras%C4%B1nda%20dolup%20ta%22%0A%0AYou%20can%20read%20the%20full%20article%20here%3A%20http://www.biryazar.com/yazilar/yanlis-anlasilmak.htm" rel="nofollow" class="external" title="Email this to a friend?">Email this to a friend?</a></li><li class="sexy-twitter"><a href="http://twitter.com/home?status=Yanl%C4%B1%C5%9F+Anla%C5%9F%C4%B1lmak+-+http://tr.im/DzdL+(via+@sevdasaimeesen)" rel="nofollow" class="external" title="Tweet This!">Tweet This!</a></li><li class="sexy-friendfeed"><a href="http://www.friendfeed.com/share?title=Yanl%C4%B1%C5%9F+Anla%C5%9F%C4%B1lmak&amp;link=http://www.biryazar.com/yazilar/yanlis-anlasilmak.htm" rel="nofollow" class="external" title="Share this on FriendFeed">Share this on FriendFeed</a></li><li class="sexy-facebook"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.biryazar.com/yazilar/yanlis-anlasilmak.htm&amp;t=Yanl%C4%B1%C5%9F+Anla%C5%9F%C4%B1lmak" rel="nofollow" class="external" title="Share this on Facebook">Share this on Facebook</a></li><li class="sexy-myspace"><a href="http://www.myspace.com/Modules/PostTo/Pages/?u=http://www.biryazar.com/yazilar/yanlis-anlasilmak.htm&amp;t=Yanl%C4%B1%C5%9F+Anla%C5%9F%C4%B1lmak" rel="nofollow" class="external" title="Post this to MySpace">Post this to MySpace</a></li><li class="sexy-stumbleupon"><a href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http://www.biryazar.com/yazilar/yanlis-anlasilmak.htm&amp;title=Yanl%C4%B1%C5%9F+Anla%C5%9F%C4%B1lmak" rel="nofollow" class="external" title="Stumble upon something good? Share it on StumbleUpon">Stumble upon something good? Share it on StumbleUpon</a></li><li class="sexy-delicious"><a href="http://del.icio.us/post?url=http://www.biryazar.com/yazilar/yanlis-anlasilmak.htm&amp;title=Yanl%C4%B1%C5%9F+Anla%C5%9F%C4%B1lmak" rel="nofollow" class="external" title="Share this on del.icio.us">Share this on del.icio.us</a></li><li class="sexy-google"><a href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=add&amp;bkmk=http://www.biryazar.com/yazilar/yanlis-anlasilmak.htm&amp;title=Yanl%C4%B1%C5%9F+Anla%C5%9F%C4%B1lmak" rel="nofollow" class="external" title="Add this to Google Bookmarks">Add this to Google Bookmarks</a></li><li class="sexy-comfeed"><a href="http://www.biryazar.com/yazilar/yanlis-anlasilmak.htm/feed" rel="nofollow" class="external" title="Subscribe to the comments for this post?">Subscribe to the comments for this post?</a></li></ul><div style="clear:both;"></div></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.biryazar.com/yazilar/yanlis-anlasilmak.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Utanıyorum</title>
		<link>http://www.biryazar.com/yazilar/utaniyorum.htm</link>
		<comments>http://www.biryazar.com/yazilar/utaniyorum.htm#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Sep 2009 12:47:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>biryazar</dc:creator>
				<category><![CDATA[1 Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[2 Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[acı]]></category>
		<category><![CDATA[cehalet]]></category>
		<category><![CDATA[pişmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[üzüntü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.biryazar.com/?p=571</guid>
		<description><![CDATA[“Bu ben değilim,
Daha önce böyle hiç değildim,
Eskiden bir ben vardı bende,
Benden çok içerde,
Anlamak zor geliyor bugün,
Algılamak istemiyor beynim çaresizliği,
Utanıyorum halimden,
Utanıyorum beni adam saymayan eşimden,
Utanıyorum hayatından kovan kardeşimden,
Utanmaktan utanıyorum,
Söylemeye dahi utanıyorum,
Utanıyorum, utanıyorum,
Durmaksızın utanıyorum
Her yanım isyan,
Her halim tarumar”
Cehaletin kötülüğü ilk kendinedir. İçinden ne değişik insan türleri gelip geçmiştir. Kocaman ve ağır bir kitle bilgisizliğin içinde bilgiçlikle ilerlerken, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p><strong><em>“Bu ben değilim,</em></strong></p>
<p><strong><em>Daha önce böyle hiç değildim,</em></strong></p>
<p><strong><em>Eskiden bir ben vardı bende,</em></strong></p>
<p><strong><em>Benden çok içerde,</em></strong></p>
<p><strong><em><span id="more-571"></span>Anlamak zor geliyor bugün,</em></strong></p>
<p><strong><em>Algılamak istemiyor beynim çaresizliği,</em></strong></p>
<p><strong><em>Utanıyorum halimden,</em></strong></p>
<p><strong><em>Utanıyorum beni adam saymayan eşimden,</em></strong></p>
<p><strong><em>Utanıyorum hayatından kovan kardeşimden,</em></strong></p>
<p><strong><em>Utanmaktan utanıyorum,</em></strong></p>
<p><strong><em>Söylemeye dahi utanıyorum,</em></strong></p>
<p><strong><em>Utanıyorum, utanıyorum,</em></strong></p>
<p><strong><em>Durmaksızın utanıyorum</em></strong></p>
<p><strong><em>Her yanım isyan,</em></strong></p>
<p><strong><em>Her halim tarumar</em></strong>”</p>
<p>Cehaletin kötülüğü ilk kendinedir. İçinden ne değişik insan türleri gelip geçmiştir. Kocaman ve ağır bir kitle bilgisizliğin içinde bilgiçlikle ilerlerken, boğa gibi çok güçlü görünen birini lider seçer kendine. Bilmediğinden… Rüzgara karşı sürüklenir isteyerek. Hayatı boşa geçirdiğini sanacak anı dahi kollamamıştır. İçinde hiçbir cisim bulunmayan yetersizliğin merkezindedir. Ama farkında bile değildir.</p>
<p>Bu duruma itirazı olanlar çıkmıştır her zaman. Kırmıştır cehaletin zincirini. Bir çırpıda sıyrılmıştır onların arasından. Dünyayı yeniden keşfedercesine boyun bağını çözmüştür çoktan. Tercihlerini kendisi yapmıştır her zaman. Seçimlerinin sonu hüzünle sonuçlansa bile bu onun kararıdır bön bön bakmadığından.</p>
<p><strong><em>“Kemiklerim sayılıyor bir bir,</em></strong></p>
<p><strong><em>Hastayım biraz biraz,</em></strong></p>
<p><strong><em>Birileri psikolojik diyor bana,</em></strong></p>
<p><strong><em>Ya da ölürsem kurtulurmuşum,</em></strong></p>
<p><strong><em>Kurtulan kim bundan emin değilim,</em></strong></p>
<p><strong><em>Söylemeyim diyorum ama,</em></strong></p>
<p><strong><em>Hayata kızıyorum bazı bazı,</em></strong></p>
<p><strong><em>Bir de en çok kendime,</em></strong></p>
<p><strong><em>Hatalarım gençliğimi ele geçirmişti bir zamanlar,</em></strong></p>
<p><strong><em>Zorlayan yoktu,</em></strong></p>
<p><strong><em>Dayak çoktu,</em></strong></p>
<p><strong><em>Yokluk alabildiğine zengindi,</em></strong></p>
<p><strong><em>Üzmek, üzülmek adam boyuydu,</em></strong></p>
<p><strong><em>Doğru bildiğim eğriler hoştu,</em></strong></p>
<p><strong><em>Cehalet diz boyuydu,”</em></strong></p>
<p>Buz gibi kesilir eski her şeyin bugündeki yeri. Donup kalır, ama erimez hiçbir zaman. Eriyemez. Ne onu eritecek geriye dönüş bileti vardır elinde, ne de düzeltecek gençliği. Bir de en büyük zenginliğinden olmuşsa insan, işte, o zaman durum daha fena hal alır. Burnunun direği sızlamaya başlar yavaştan yavaştan. Buram buram kokan pişmanlığın dahi bir hükmü kalmaz. Üzerinde kalan tek kütle katılaşarak, ağırlaşır her gün istemeden. O büyük servetin yitirilişini, büyük bir üzüntünün duygusallığında eksiksiz yaşar.</p>
<p>İçin için kaynar yüreği insanın. Altmışında büyüdüğünü anlamak geç kalınan zamana karşı ne kötüdür. Cam gibi görebilmek her şeyi acizken, acizken canla başla, yorgunluğu da göze alarak var gücüyle direnmek, hayatını müdafaa edercesine savunmak, burukluk içinde bir yaşayıştır birazda.</p>
<p>Acının cehennemine düşmüş gibidir. Cebelleşir durur. Neşesi cebren kaçar, olgun bir adama katlanmayı cebren yapamaz, cehaleti cebren çökmüştür boğazına, kurtulamaz. Gözünün yaşına bakmadan geçer tüm günleri. Enerji ve güç delikanlı çağların hediyesidir, unutamaz. Yaşlılık ve hastalık ceza vuruşuna geçmiştir sanki.</p>
<p> Utanır, hayıflanır, kızar, acı çeker. Birçok hissin taşkınlığına engel olamaz. Düşkünlüğü çalı dikenidir. Yalnızlık çakmak çakmak parlar her daim. Ziyan olan yıllar şimdilerde gereksiz bir gevezelik gibidir.</p>
<p><strong><em>“Bacaklarım titriyor yürürken,</em></strong></p>
<p><strong><em>Dişlerim birer birer dökülüyor,</em></strong></p>
<p><strong><em>Hava çok soğuk,</em></strong></p>
<p><strong><em>Üşüyorum iliklerime kadar,</em></strong></p>
<p><strong><em>Tek battaniye yetmez ki bana,</em></strong></p>
<p><strong><em>Diyemiyorum bir türlü,</em></strong></p>
<p><strong><em>Fırça yerim diye korkuyorum,</em></strong></p>
<p><strong><em>Canım ne zamandır börek çekiyor,</em></strong></p>
<p><strong><em>Söyleyemiyorum,</em></strong></p>
<p><strong><em>Canım ne zaman bir şey çekse,</em></strong></p>
<p><strong><em>Cigaramdan bir fırt çekiyorum,</em></strong></p>
<p><strong><em>Hayal ediyorum böyle böyle,</em></strong></p>
<p><strong><em>Elden ayaktan düşmek ne meret şeymiş,</em></strong></p>
<p><strong><em>Bir gün dayakta yer miyim?</em></strong></p>
<p><strong><em>Bilmiyorum ki,</em></strong></p>
<p><strong><em>Yememek için dua ediyorum,</em></strong></p>
<p><strong><em>Arkadaşlarım bu halimi görmesin istiyorum,</em></strong></p>
<p><strong><em>Neydin, ne oldun demelerinden korkuyorum,</em></strong></p>
<p><strong><em>Ha birazda utanıyorum düştüğüm halin içinden,</em></strong></p>
<p><strong><em>Aslında biraz değil çok ama çok utanıyorum,</em></strong></p>
<p><strong><em>Geceleri sessiz sessiz ağlıyorum,</em></strong></p>
<p><strong><em>Hıçkıracak olsam yine fırça yiyeceğim biliyorum,</em></strong></p>
<p><strong><em>Acizlik kötü şeymiş,</em></strong></p>
<p><strong><em>Birine muhtaç olmak fenanın da fenasıymış,</em></strong></p>
<p><strong><em>Öyle güçsüzüm ki,</em></strong></p>
<p><strong><em>Gittiğim yerden dahi gelemiyorum,</em></strong></p>
<p><strong><em>Bir aklım kaldı beni terk etmeyen,</em></strong></p>
<p><strong><em>Çekincem onunda beni bırakıp gitmesinden,</em></strong></p>
<p><strong><em>Bazen çok uyumak istiyorum,</em></strong></p>
<p><strong><em>Kalkmadan, unutarak uyusam diyorum,</em></strong></p>
<p><strong><em>Bir daha hiç uyanmasam,</em></strong></p>
<p><strong><em>Her gün biraz biraz küçülüyorum,</em></strong></p>
<p><strong><em>Çekiliyor iliklerime kadar bedenim,</em></strong></p>
<p><strong><em>Daha beter olmaktan korkuyorum,</em></strong></p>
<p><strong><em>Gözlerim kaçıyor bir bakışın içinden,</em></strong></p>
<p><strong><em>Ellerimi koyacak yer bulamıyorum,</em></strong></p>
<p><strong><em>Sıkılıyorum,</em></strong></p>
<p><strong><em>İnciniyorum,</em></strong></p>
<p><strong><em>Yeni yeni anlıyorum pek çok şeyi,</em></strong></p>
<p><strong><em>Utanıyorum.”</em></strong></p>
<p><strong>Sevda Saime Esen</strong></p>
<div class="sexy-bookmarks sexy-bookmarks-expand sexy-bookmarks-bg-enjoy"><ul class="socials"><li class="sexy-mail"><a href="mailto:?subject=%22Utan%C4%B1yorum%22&amp;body=I%20thought%20this%20article%20might%20interest%20you.%0A%0A%22%E2%80%9CBu%20ben%20de%C4%9Filim%2C%0D%0A%0D%0ADaha%20%C3%B6nce%20b%C3%B6yle%20hi%C3%A7%20de%C4%9Fildim%2C%0D%0A%0D%0AEskiden%20bir%20ben%20vard%C4%B1%20bende%2C%0D%0A%0D%0ABenden%20%C3%A7ok%20i%C3%A7erde%2C%0D%0A%0D%0AAnlamak%20zor%20geliyor%20bug%C3%BCn%2C%0D%0A%0D%0AAlg%C4%B1lamak%20istemiyor%20beynim%20%C3%A7aresizli%C4%9Fi%2C%0D%0A%0D%0AUtan%C4%B1yorum%20halimden%2C%0D%0A%0D%0AUtan%C4%B1yorum%20beni%20adam%20saymayan%20e%C5%9Fimden%2C%0D%0A%0D%0AUtan%C4%B1yorum%20hayat%C4%B1ndan%20kovan%20karde%C5%9F%22%0A%0AYou%20can%20read%20the%20full%20article%20here%3A%20http://www.biryazar.com/yazilar/utaniyorum.htm" rel="nofollow" class="external" title="Email this to a friend?">Email this to a friend?</a></li><li class="sexy-twitter"><a href="http://twitter.com/home?status=Utan%C4%B1yorum+-+http://tr.im/Ez4J+(via+@sevdasaimeesen)" rel="nofollow" class="external" title="Tweet This!">Tweet This!</a></li><li class="sexy-friendfeed"><a href="http://www.friendfeed.com/share?title=Utan%C4%B1yorum&amp;link=http://www.biryazar.com/yazilar/utaniyorum.htm" rel="nofollow" class="external" title="Share this on FriendFeed">Share this on FriendFeed</a></li><li class="sexy-facebook"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.biryazar.com/yazilar/utaniyorum.htm&amp;t=Utan%C4%B1yorum" rel="nofollow" class="external" title="Share this on Facebook">Share this on Facebook</a></li><li class="sexy-myspace"><a href="http://www.myspace.com/Modules/PostTo/Pages/?u=http://www.biryazar.com/yazilar/utaniyorum.htm&amp;t=Utan%C4%B1yorum" rel="nofollow" class="external" title="Post this to MySpace">Post this to MySpace</a></li><li class="sexy-stumbleupon"><a href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http://www.biryazar.com/yazilar/utaniyorum.htm&amp;title=Utan%C4%B1yorum" rel="nofollow" class="external" title="Stumble upon something good? Share it on StumbleUpon">Stumble upon something good? Share it on StumbleUpon</a></li><li class="sexy-delicious"><a href="http://del.icio.us/post?url=http://www.biryazar.com/yazilar/utaniyorum.htm&amp;title=Utan%C4%B1yorum" rel="nofollow" class="external" title="Share this on del.icio.us">Share this on del.icio.us</a></li><li class="sexy-google"><a href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=add&amp;bkmk=http://www.biryazar.com/yazilar/utaniyorum.htm&amp;title=Utan%C4%B1yorum" rel="nofollow" class="external" title="Add this to Google Bookmarks">Add this to Google Bookmarks</a></li><li class="sexy-comfeed"><a href="http://www.biryazar.com/yazilar/utaniyorum.htm/feed" rel="nofollow" class="external" title="Subscribe to the comments for this post?">Subscribe to the comments for this post?</a></li></ul><div style="clear:both;"></div></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.biryazar.com/yazilar/utaniyorum.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dünya Kadar Suçlu</title>
		<link>http://www.biryazar.com/yazilar/dunya-kadar-suclu.htm</link>
		<comments>http://www.biryazar.com/yazilar/dunya-kadar-suclu.htm#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Sep 2009 11:28:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>biryazar</dc:creator>
				<category><![CDATA[1 Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[unutmak]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.biryazar.com/?p=465</guid>
		<description><![CDATA[Çocukluk yıllarında hemen hepimizin yaşadığı benzer anıları olmuştur. Diyebilirim ki ben, en temiz sevinçlerimi o dönemlerde tattım. Katıksız, karnım yarıla yarıla o dönemlerde güldüm en çok. Peki, sonra hiç mi gülmedin, ya da hiç mi güzel zamanların olmadı diye sorabilir siniz? Elbette oldu. Çok güzel zamanlarım geçti. Dünyanın en güzel arkadaşlarına sahip oldum. Boğazıma kadar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Çocukluk yıllarında hemen hepimizin yaşadığı benzer anıları olmuştur. Diyebilirim ki ben, en temiz sevinçlerimi o dönemlerde tattım. Katıksız, karnım yarıla yarıla o dönemlerde güldüm en çok. <span id="more-465"></span>Peki, sonra hiç mi gülmedin, ya da hiç mi güzel zamanların olmadı diye sorabilir siniz? Elbette oldu. Çok güzel zamanlarım geçti. Dünyanın en güzel arkadaşlarına sahip oldum. Boğazıma kadar sevgiye boğuldum bazı bazı. Ve bazen çok üzüldüm telafisi olmayan kayıplarım arasında. Yani, iyisiyle kötüsüyle pek çok duyguyu hissettim ruhumda. İyi ve kötü pek çok şeye şahitlik ettim. Yetişkin bir birey olmanın zorluğu iliklerime kadar işlemişti, söküp atamadım.</p>
<p>Çocukken çevremde kötü bir olay olsa, onu tam anlayamadığım için canım fazla acımazdı. Bir oyun gibi gelirdi hemen her şey. Üzüntü bile… Zira üzüntüyle ağlayan o çocuk, sevgi dolu şefkatli bir kucağın kolları arasında hemen gülümseyebilirdi. Ya da bir çikolata kesmeye yetebilirdi gözyaşlarını. Bu tebessümün ardından ise başka çocukların yanına gönderilirdi hemen.</p>
<p> <strong><em>“Beni ne kadar seviyorsun kızım?</em></strong></p>
<p><strong><em>Dünyalar kadar seviyorum,</em></strong></p>
<p><strong><em>Beni ne kadar özlüyorsun kızım?</em></strong></p>
<p><strong><em>Dünyalar kadar özlüyorum?</em></strong></p>
<p><strong><em>Beni ne kadar öpüyorsun kızım?</em></strong></p>
<p><strong><em>Kocaman, kocaman, kocaman öpüyorum babacım.”</em></strong></p>
<p>Geriye dönmek mümkün olsaydı bu sözleri defalarca, bıkıp usanmadan söyleyebilirdim.</p>
<p>Büyüme sürecim hayatın bana öğrettikleriyle devam ediyor bugün. Büyümek, öyle çocukken sandığımız gibi 20’li, 30’lu, 40’lı ya da 50’li yaşlar anlamına gelmiyormuş. Büyümek, hayatın iyi ve kötü her şeyini basbayağı anlayıp, hissetmekmiş. Büyümek, gözyaşlarının kimi zaman kahkahadan, kimi zamanda acıdan kaynaklandığını anlamakmış. Büyümek, başkasının acısına üzülmekmiş kalbin parçalanırcasına. Büyümek, yeni doğan bir çocuğun dünyaya umutlarla gelmesiymiş. Büyümek bazen kaybettiğin zamanmış, bazen de kaybettiğin baban. Ve en çok da büyümek, her türlüğü zorluğa göğüs germekmiş. Bunca iyi ve kötü birçok olaya karşın yaşamı onurlu bitirebilmekmiş.</p>
<p><strong><em>“Dünya kadar suçlu,</em></strong></p>
<p><strong><em>Birbirini kaybedip unutanlar,</em></strong></p>
<p><strong><em>Dünya kadar suçlu,</em></strong></p>
<p><strong><em>Burnu yere düşse eğilip, almayanlar,</em></strong></p>
<p><strong><em>Dünya kadar suçlu,</em></strong></p>
<p><strong><em>Tabancasını çekip, silahını boşaltanlar,</em></strong></p>
<p><strong><em>Dünya kadar suçlu,</em></strong></p>
<p><strong><em>Bohem hayatı* geçirenler,</em></strong></p>
<p><strong><em>Dünya kadar suçlu,</em></strong></p>
<p><strong><em>Kardeş kardeşi ezerken,</em></strong></p>
<p><strong><em>Dünya kadar suçlu,</em></strong></p>
<p><strong><em>Çocuğunu sokağa bırakan anne,</em></strong></p>
<p><strong><em>Dünya kadar suçlu,</em></strong></p>
<p><strong><em>Yüreğinde demet demet öfke biriktiren,</em></strong></p>
<p><strong><em>Dünya kadar suçlu,</em></strong></p>
<p><strong><em>Kendine Müslüman er kişi,</em></strong></p>
<p><strong><em>Dünya kadar suçlu,</em></strong></p>
<p><strong><em>Karanlığın köleleri,</em></strong></p>
<p><strong><em>Dünya kadar suçlu,</em></strong></p>
<p><strong><em>Kalpleri taş kesilenler,</em></strong></p>
<p><strong><em>Dünya kadar suçlu,</em></strong></p>
<p><strong><em>Batakçı adam,</em></strong></p>
<p><strong><em>Dünya kadar suçlu,</em></strong></p>
<p><strong><em>Eli kıçında dolananlar,</em></strong></p>
<p><strong><em>Dünya kadar suçlu,</em></strong></p>
<p><strong><em>Eğilip bükülenler,</em></strong></p>
<p><strong><em>Dünya kadar suçlu,</em></strong></p>
<p><strong><em>Bizim işimiz mi bu diyenler,</em></strong></p>
<p><strong><em>Dünya kadar suçlu,</em></strong></p>
<p><strong><em>Ot gibi biten fırsatçılar,</em></strong></p>
<p><strong><em>Dünya kadar suçlu,</em></strong></p>
<p><strong><em>Baştan aşağı değişen insan”</em></strong></p>
<p>Bazen öğrendiklerim beni çok mutsuz etti. Bundan eminim. Böyle düşünen başka insanlarda var hayatın içinde. Son yıllarda daha bir bozuldu dengeler. Fısıltılar daha bir arttı, daha bir arttı olaylara alışkanlık. Görüş alanına giren birçok duygu gittikçe azalmaya başladı sanki. Ya da bütün bunlar beynimdeki kuruntulardan ibaretti.</p>
<p><strong><em>“Kırmızı pabuçlara ne oldu peki?</em></strong></p>
<p><strong><em>Peşinden gitmek istediğimiz güzel hayaller nerede?</em></strong></p>
<p><strong><em>Çalıların arasında koşup oynayan o küçük kıza ne oldu?”</em></strong></p>
<p>Büyüdüğümü anladığım anlardan itibaren bakir toprağın üzerine eskisi gibi basamaz oldum. Puslu havalarda varlığı ve yokluğu daha fazla hissetmeye başladım. Baharı başlarına vuran insanlar geldi bir bir aklıma. Çocuk oyunlarında arkadaş olmak ne de güzeldi oysa. Topluca birçok şeyi ucu ucuna beraberce tutturuverirdik.</p>
<p>Bu hislere büyüdüğümü anladığım günlerde kapıldığımı söyleyebilirim. Televizyonda izlediğim bir şehit haberi kalbime bıçaklar saplıyor adeta. Depremde can pazarına düşenlerin haberi ruhumu bedenimden ayırırcasına acıtıyor. Bir selin alıp götürdüğü bedenin çaresizliğe teslim oluşu ise uykusuz gecelerin kapısını aralıyor. Üzülmemek elde değil. Üzülüp, beklemekte benim bildiğim çare değil çözüme giden.</p>
<p>Görülüyor ki, şaibeli cinayetler, yoldan çıkmış onlarca duygu, yalnız bir geleceğe sürdürülen yolculuk nice yeni baba sorunların artması anlamına geliyor.</p>
<p>Merak ediyorum, bizleri nasıl bir gelecek bekliyor?</p>
<p><em><strong>*Bohem hayatı: </strong>Başıboş yaşayış</em></p>
<p> <strong>Sevda Saime Esen</strong></p>
<div class="sexy-bookmarks sexy-bookmarks-expand sexy-bookmarks-bg-enjoy"><ul class="socials"><li class="sexy-mail"><a href="mailto:?subject=%22D%C3%BCnya%20Kadar%20Su%C3%A7lu%22&amp;body=I%20thought%20this%20article%20might%20interest%20you.%0A%0A%22%C3%87ocukluk%20y%C4%B1llar%C4%B1nda%20hemen%20hepimizin%20ya%C5%9Fad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20benzer%20an%C4%B1lar%C4%B1%20olmu%C5%9Ftur.%20Diyebilirim%20ki%20ben%2C%20en%20temiz%20sevin%C3%A7lerimi%20o%20d%C3%B6nemlerde%20tatt%C4%B1m.%20Kat%C4%B1ks%C4%B1z%2C%20karn%C4%B1m%20yar%C4%B1la%20yar%C4%B1la%20o%20d%C3%B6nemlerde%20g%C3%BCld%C3%BCm%20en%20%C3%A7ok.%20Peki%2C%20sonra%20hi%C3%A7%20mi%20g%C3%BClmedin%2C%20ya%20da%20hi%C3%A7%20mi%20g%C3%BCzel%20zamanlar%C4%B1n%20olmad%C4%B1%20diye%20sorabilir%22%0A%0AYou%20can%20read%20the%20full%20article%20here%3A%20http://www.biryazar.com/yazilar/dunya-kadar-suclu.htm" rel="nofollow" class="external" title="Email this to a friend?">Email this to a friend?</a></li><li class="sexy-twitter"><a href="http://twitter.com/home?status=D%C3%BCnya+Kadar+Su%C3%A7lu+-+http://tr.im/Eo0k+(via+@sevdasaimeesen)" rel="nofollow" class="external" title="Tweet This!">Tweet This!</a></li><li class="sexy-friendfeed"><a href="http://www.friendfeed.com/share?title=D%C3%BCnya+Kadar+Su%C3%A7lu&amp;link=http://www.biryazar.com/yazilar/dunya-kadar-suclu.htm" rel="nofollow" class="external" title="Share this on FriendFeed">Share this on FriendFeed</a></li><li class="sexy-facebook"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.biryazar.com/yazilar/dunya-kadar-suclu.htm&amp;t=D%C3%BCnya+Kadar+Su%C3%A7lu" rel="nofollow" class="external" title="Share this on Facebook">Share this on Facebook</a></li><li class="sexy-myspace"><a href="http://www.myspace.com/Modules/PostTo/Pages/?u=http://www.biryazar.com/yazilar/dunya-kadar-suclu.htm&amp;t=D%C3%BCnya+Kadar+Su%C3%A7lu" rel="nofollow" class="external" title="Post this to MySpace">Post this to MySpace</a></li><li class="sexy-stumbleupon"><a href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http://www.biryazar.com/yazilar/dunya-kadar-suclu.htm&amp;title=D%C3%BCnya+Kadar+Su%C3%A7lu" rel="nofollow" class="external" title="Stumble upon something good? Share it on StumbleUpon">Stumble upon something good? Share it on StumbleUpon</a></li><li class="sexy-delicious"><a href="http://del.icio.us/post?url=http://www.biryazar.com/yazilar/dunya-kadar-suclu.htm&amp;title=D%C3%BCnya+Kadar+Su%C3%A7lu" rel="nofollow" class="external" title="Share this on del.icio.us">Share this on del.icio.us</a></li><li class="sexy-google"><a href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=add&amp;bkmk=http://www.biryazar.com/yazilar/dunya-kadar-suclu.htm&amp;title=D%C3%BCnya+Kadar+Su%C3%A7lu" rel="nofollow" class="external" title="Add this to Google Bookmarks">Add this to Google Bookmarks</a></li><li class="sexy-comfeed"><a href="http://www.biryazar.com/yazilar/dunya-kadar-suclu.htm/feed" rel="nofollow" class="external" title="Subscribe to the comments for this post?">Subscribe to the comments for this post?</a></li></ul><div style="clear:both;"></div></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.biryazar.com/yazilar/dunya-kadar-suclu.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eskiler</title>
		<link>http://www.biryazar.com/yazilar/eskiler.htm</link>
		<comments>http://www.biryazar.com/yazilar/eskiler.htm#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Sep 2009 11:17:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>biryazar</dc:creator>
				<category><![CDATA[1 Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[eski]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.biryazar.com/?p=442</guid>
		<description><![CDATA[“Kaç eski,
Kaç yeni,
Kaç kaç kaç“
Eski kelimesinin sözlük anlamını irdeleyecek olsak, hiç kuşkusuz içinde birden fazla manaya rastlarız. Kaç farklı duyguyu yüzgöz olmadan yaşarız, hem de en yalın haliyle. Bu zengin yalınlık insanı nasılda alır götürür farklı zamanlara. Hangi kimlikle, hangi duygular sayılıp dökülür. Belki de en güzel tarafı bu olsa gerek. En can alıcı haliyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p style="text-align: right;"><strong><em>“Kaç eski,</em></strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong><em>Kaç yeni,</em></strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong><em>Kaç kaç kaç“</em></strong></p>
<p>Eski kelimesinin sözlük anlamını irdeleyecek olsak, hiç kuşkusuz içinde birden fazla manaya rastlarız. Kaç farklı duyguyu yüzgöz olmadan yaşarız, hem de en yalın haliyle. Bu zengin yalınlık insanı nasılda alır götürür farklı zamanlara. Hangi kimlikle, hangi duygular sayılıp dökülür. <span id="more-442"></span>Belki de en güzel tarafı bu olsa gerek. En can alıcı haliyle sözlükteki “eski” hangi anlamları barındırıyor içinde: “1.Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan. 2.Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş. 3.Bir önceki. 4.Geçerli olmayan: Eski moda. 5.Geçmiş çağlardaki. 6.Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmaması. 7.Mesleğinde uzmanlaşmış, tecrübesi olan. Eski ağıza yeni tam turfanda bir şey yenirken söylenen bir söz. Eski çamlar bardak oldu devir değişti, eski tutumların değeri kalmadı. Eski hamam eski tas hiçbir şeyi değişmemiş, eski durumunda kalmış. Eski köye yeni adet yadırganan bir yenilik yapmaya kalkışanlar için söylenmiş. “</p>
<p>Geçen süre zarfında insanlar arasında kaybolup gitmeyen tek şey eskiler belki de. Bir istasyona benzetiyorum eski günleri, her bir duygunun farklı duraklara ait olduğunu düşünüyorum. Kulağımıza kar suyu kaçıran büyüklere, her şeye politikasız bakan yiğitlere, kuşku götürmez sevgilere, ikili oyunlara uzak insanlığa hep eskiler arasında rastlıyorum. Her bir istasyon iç içe geçmiş birçok duygunun kapısını aralıyor adeta. Yüreğimizi coşturan sevgiler kadar kanatan duygularda gizliyor içinde. Ama yine de arıyorum eskileri, o eski günleri. Çünkü; çocukluğumdaki baba özlemi bir oda ötedeyken bir toprak altında sürüyor bugün, kardeşlerim bir yatak uzağımdayken kilometrelerde yakıyor yüreğimi… Eskilerden değişmeyen tek şey yanımdan hiç ayrılmayan annem. Yanımdayken dahi hep özlediğim…</p>
<p>İnsan zor günleri sevdikleri yanındayken daha güçlü karşılıyor, aşıyor yüzü yere değmeden. İlginin büyüklüğünü desteğe dönüştürüveriyor. Yüreği sıcak sıcak oluyor. Gözleri parlıyor fırlarcasına. Ruhunu karanlık bir geceye teslim etmiyor gönülsüzce. Özlemler artmıyor eskiler arasında. Küçük bir dünyanın içinde kocamanlaşıyor gökyüzü. Alakasız onlarca ayrıntıya takılmıyor hayalleri. İçinde var olan acı tatlı her gözyaşı niyeti kötü olmayan bir duyguya doğru ilerliyor.</p>
<p><strong><em>“El ayak çekilince döneriz kendimize,</em></strong></p>
<p>Başımız yastığa değince aramaya koyuluruz kaybettiklerimizi… ”</p>
<p>Kimi zaman eskiler istemeden canımı acıtıyor. Gözlerimde biriken yaş, yüreğime çizik atarak sonlanıyor. Ne zaman eskileri hatırlasam özlemim kadar, o günlere dönme isteğimde arsızlık ediyor. Biliyorum, bu istek uzak ihtimallerden öte imkansızlığa demirliyor kendini. Söz dinletemiyorum ruhuma. Ruhum laf anlamadıkça haddimi bildiriyor zaman. Eskiler eskiyor durmadan, bende eskimeye doğru ilerliyorum muhalefete uzak ayrıntılarda.</p>
<p>Eski kahramanımı hatırlatıyor hemen her şey. İlk kahramanım babamdı diyorum şimdilerde. İkinci kahramanımı ise eskiler arasına bırakmamak için saklıyorum yüreğimde. Ne bileyim belki de ben, eski bir ruhun bugünüyüm. Unutamıyorum kahramanımı, kahramanlıklarını… Kocaman özlüyorum.</p>
<p><strong>Ah! Çocukluğum…</strong></p>
<p>Çocukken uzun bekleyişler sonunda alınan bir giysiyi, her gün yeniden giyinmek büyük mutluluk verirdi bana. Her giyinişimde yeni alınmış kadar heyecanlanırdım. Eskimesin diye her akşam yatmadan önce dua ederdim Allah’a. Santim santim ezberlemiştim her karesini. Annemin uyarılarına rağmen vazgeçmek istemediğim duygular çıkardı karşıma. İçimdeki mutluluk camlara yapıştırılmış afişler kadar renkliydi.</p>
<p>Çocukken giysim eskimesin diye ettiğim dualar bugün, sevdiğim insanlara bir şey olmasın dediğim zamanlara bırakıyor kendini. Her durak farklı duygulara kapı aralar demiştim ya hani, işte bu o farklı duraklardan birini resmediyor esasında. Hayatın içindeki metin değişiyor sadece. Dişe dokunur başarılara imza atıyor olsak da, gündüzün geceye teslim oluşuna benziyor birazda. Klasik söylemlerde anlatıldığı gibi, güneş her gün yeniden doğup, batıyor. Hayat kaldığı yerden devam ediyor öylece. Dün eskilere yolculuk ederken, gelecek umut dağıtmaya devam ediyor.</p>
<p><em><strong>Beylik laflar geliyor dilime,</strong></em></p>
<p><em><strong>Gidenleri hatırlayınca susuyorum,</strong></em></p>
<p><em><strong>Tastamam eksiliyorum ağırlaşarak kendime,</strong></em></p>
<p><em><strong>Eskiler dem vuruyor, incede inceye,</strong></em></p>
<p><em><strong>Çok üstelersem biliyorum,</strong></em></p>
<p><em><strong>Başka birine dönüyor hayat,</strong></em></p>
<p><em><strong>Ne eskiyi tanıyor, ne de yeniyi,</strong></em></p>
<p><em><strong>Aşağı tükürsem sakal, yukarı tükürsem bıyık,</strong></em></p>
<p><em><strong>Eskinin kaybedilen saygınlığı,</strong></em></p>
<p><em><strong>Yıpranmış giysiler kadar ediyor,</strong></em></p>
<p><em><strong>İçine kötülük kaçmamış dünler,</strong></em></p>
<p><em><strong>Tek başına özgürlük dağıtıyor,</strong></em></p>
<p><em><strong>Heyyt !</strong></em></p>
<p><em><strong>Yaşasın özgürlük,</strong></em></p>
<p><em><strong>Eski simitlerin kokusu geliyor burnuma hemen,</strong></em></p>
<p><em><strong>Pür neşe çocukluğum ayaklanıyor ister istemez,</strong></em></p>
<p><em><strong>Pürüzsüz gülümsüyor fırıncı amca,</strong></em></p>
<p><em><strong>Odalar dolusu kahkahalar peş peşe atılıyor sonra,</strong></em></p>
<p><em><strong>Dişli bir kedinin karşısında buluyor kendini köpek,</strong></em></p>
<p><em><strong>Kimse korkmuyor birbirinden hiç,</strong></em></p>
<p><em><strong>Uykular sevinçten kaçıyor, kocaman kucaklaşıyor eskiler,</strong></em></p>
<p><em><strong>Hele hele o bay donuğa dönüşmüyor insanlar…</strong></em></p>
<p>Bazen bir eski bir yeni etmezken, bazen de bin yeni bir eski etmiyor. Böylesi garip bir durum karmaşası bir anlamda da… Değerini zaman belirliyor, talep arttıkça da değer yeniyi ezercesine güçleniyor. Ünlü bir sanatçının eserleri öldükten sonra daha da değerleniyor. Sevdiklerimizin kıymetini yine öldükten sonra biliyoruz. Kaybetmeden anlamıyoruz eskilerin önemini. Hep var olacağımızı düşünürken yokluk kuyusuna düşüyoruz aniden.</p>
<p>Ve unutuyoruz, bir gün bizde karışacağız eskiler arasına geleceğe veda ederek…</p>
<p><strong>SEVDA SAİME ESEN</strong></p>
<div class="sexy-bookmarks sexy-bookmarks-expand sexy-bookmarks-bg-enjoy"><ul class="socials"><li class="sexy-mail"><a href="mailto:?subject=%22Eskiler%22&amp;body=I%20thought%20this%20article%20might%20interest%20you.%0A%0A%22%E2%80%9CKa%C3%A7%20eski%2C%0D%0AKa%C3%A7%20yeni%2C%0D%0AKa%C3%A7%20ka%C3%A7%20ka%C3%A7%E2%80%9C%0D%0A%0D%0AEski%20kelimesinin%20s%C3%B6zl%C3%BCk%20anlam%C4%B1n%C4%B1%20irdeleyecek%20olsak%2C%20hi%C3%A7%20ku%C5%9Fkusuz%20i%C3%A7inde%20birden%20fazla%20manaya%20rastlar%C4%B1z.%20Ka%C3%A7%20farkl%C4%B1%20duyguyu%20y%C3%BCzg%C3%B6z%20olmadan%20ya%C5%9Far%C4%B1z%2C%20hem%20de%20en%20yal%C4%B1n%20haliyle.%20Bu%20zengin%20yal%C4%B1nl%C4%B1k%20insan%C4%B1%20nas%C4%B1lda%20al%C4%B1r%20g%C3%B6t%C3%BCr%C3%BCr%20farkl%C4%B1%20zam%22%0A%0AYou%20can%20read%20the%20full%20article%20here%3A%20http://www.biryazar.com/yazilar/eskiler.htm" rel="nofollow" class="external" title="Email this to a friend?">Email this to a friend?</a></li><li class="sexy-twitter"><a href="http://twitter.com/home?status=Eskiler+-+http://tr.im/DGEz+(via+@sevdasaimeesen)" rel="nofollow" class="external" title="Tweet This!">Tweet This!</a></li><li class="sexy-friendfeed"><a href="http://www.friendfeed.com/share?title=Eskiler&amp;link=http://www.biryazar.com/yazilar/eskiler.htm" rel="nofollow" class="external" title="Share this on FriendFeed">Share this on FriendFeed</a></li><li class="sexy-facebook"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.biryazar.com/yazilar/eskiler.htm&amp;t=Eskiler" rel="nofollow" class="external" title="Share this on Facebook">Share this on Facebook</a></li><li class="sexy-myspace"><a href="http://www.myspace.com/Modules/PostTo/Pages/?u=http://www.biryazar.com/yazilar/eskiler.htm&amp;t=Eskiler" rel="nofollow" class="external" title="Post this to MySpace">Post this to MySpace</a></li><li class="sexy-stumbleupon"><a href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http://www.biryazar.com/yazilar/eskiler.htm&amp;title=Eskiler" rel="nofollow" class="external" title="Stumble upon something good? Share it on StumbleUpon">Stumble upon something good? Share it on StumbleUpon</a></li><li class="sexy-delicious"><a href="http://del.icio.us/post?url=http://www.biryazar.com/yazilar/eskiler.htm&amp;title=Eskiler" rel="nofollow" class="external" title="Share this on del.icio.us">Share this on del.icio.us</a></li><li class="sexy-google"><a href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=add&amp;bkmk=http://www.biryazar.com/yazilar/eskiler.htm&amp;title=Eskiler" rel="nofollow" class="external" title="Add this to Google Bookmarks">Add this to Google Bookmarks</a></li><li class="sexy-comfeed"><a href="http://www.biryazar.com/yazilar/eskiler.htm/feed" rel="nofollow" class="external" title="Subscribe to the comments for this post?">Subscribe to the comments for this post?</a></li></ul><div style="clear:both;"></div></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.biryazar.com/yazilar/eskiler.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

